2019

. Dünyanın en yaşlı armut ağacı 1 mayıs 112 19 Mayıs 23 nisan 7 Mart abdurrezzak Canpolat ac kalan kurtlar şehre indi Adliye Haberleri afad ahmet biber aile hekimliği ak part artvin AK Parti akarsu akülü sandalye ambulans ana okulu Anaokulu öğretmeni Anne antalya Aquapark araba ardahan Ardanuç ardanuç cehennem deresi kanyonu Ardanuç haber Arhavi arhavi spor armut ağacı artso Artvin artvin haber Artvin Adliye Artvin AK Parti artvin belediye başkanı Artvin belediyesi Artvin Çoruh Üniversitesi artvin de kar artvin deprem artvin devlet hastanesi Artvin Doğa Gezginleri Artvin Doğa Yürüyüşü artvin doğalgaz artvin döner korona artvin günlük koronavirüs tablosu artvin haber artvin ibrahim ince Artvin İl Emniyet Müdürü artvin kaza artvin korona Artvin kurtuluşu artvin medya Artvin Rize Havaalanı artvin ses artvin seyahat Artvin sınır kapısı artvin trafik kazası artvin valiliği artvin valisi artvin valisi yılmaz doruk Artvinedair aşağı koyunlu atama atatepe atatepe atlayış AV tüfeği Av.Şenol Alpaslan ayı ayı yola indi otomobil çarptı bahar kalkanı harekatı bahcesaray Bahçesaray bal ligi Baraj Basın basın açıklaması batum bazgiret şelale Bebek belediye meclis toplantısı berber berella resim atölyesi berta Bi'Sos boğa güreşleri Borçka Borçka haber Borçka Karagöl borçka karagöl sonbahar Büşra Keleş cam ağacı can atan Cankurtaran cemiyet cengiz koçak cerattepe cevdet agduman cezaevi CHP chp artvin chp il yönetimi cığ corona virüsü covip19 covit 19 cumhurbaşkanı erdoğan Çatı Çökmesi çaylık yangını Çevre Çevre ve Şehircilik Bakanı çığ Çin çoban çoruh nehri Çöp Damar Köyü darp davulcu demi Demirhan Elçin demokrat parti deniz Deniz üzerine havaalanı deprem deriner barajı devic sendromu devlet hastanesi diploma disk Doğa doğal yaşam doğalgaz doğu türkistan doğum günü dokumacilar dolgu dolmuş dolu yağısı dsi duvar yapımı Duyurular EFOR spor salonu eğitimsen eğlence ekoturzim elektrikli araba emekli Emniyet müdürü enelli rampası engelli ercan tektaş Erkan Balta erzurum Etkinlikler evde kal Eyüp Aytekin facia Fahrettin Koca fahrettin tilki Fahri Acar fatih kıran Fatih Tahtalı Fatih Tahtalı Kimdir fehmi er Ferdi Toy Festival fırıncı filyasyon firari Firma Rehberi Fotoğraflar futbol Gazeteci gazi ortaokulu genclik spor gençlik ve spor müdürlüğü Gezi gizem ece Gökçen ailesi gökkuşağı Gönüllü görme engelli Gösteri Merkezi güncelleme gündem gürcistan güvenlik hakan bakır hakan yavuz halk eğitim halk oyunları hanlı hes projesi hasan altoprak Hava Durumu HAVALAR SOĞUDU AKTARLAR YAŞADI havalimanı hayvan severler haziran helikopter heyelan hıfzısıha Hopa hopa arama kurtarma Hopa Devlet Hastanesi Hopa haber hopak hopaspor ibrahim ince içişleri bakanlığı içme suyu idlip iftar il başkanı il özel idaresi iletişim ilişki intihar irfan akalın İsrafil Kışla istifa istiklal marşı isveç iş kur işçi alımı itfaiye İtfaiye jandarma Jandarma Albay Mustafa Kılınç kaçak kafes Kafkasör kamil koç kamyon kano kanser kar kar tatili kar yağışı kara yolu karaca karadeniz karadeniz bölgesi karantina karantine karayolu kaymakam Kaymakam Musa Göktaş Kaza kemal uçkun Kemalpaşa kesk kıvır 19 kızılay Kocaeli konser korenavirüs korona korona son durum korona testi korona virüsü koronavirüs koyun koyun kuzu buluşması köpek KÖŞEYAZILARI köy yolu köydes kurban bayramı Kurt Kutlama kuzu kyk Limak maden makedonya marant maske mavi yemiş Mehmet Selvi melice özşeker Meme memleket hareketi memur sen merkez meteoroloji Mevsim MHP Artvin Milletvekili milli eğitim müdürü fahri acar muharrem ince Murat Kurum Muratlı barajı Muratlı Sınır Kapısı Murgul murgul haber Müzikler narkotik navigasyon nazlı çelikdemir nöbet offroad okul okul güvenlik okul yıkım kararı okullar tatil opiza ordu Ordu Giresun orman bölge müdürlüğü orman yangını orta okul osman akyürek öğrenci öğretmen ölü ölüm Özen Akçam özşeker ailesi yardım bekliyor palyanço pandemi Pazar personel alımı piknik masası polis polis bilgilendirme polis yaralandı Ramazan Ramazan Bayramı ramazan bayramı mesajı ramazan pidesi recep tayyip erdoğan Rize rüzgar Sağlık Sağlık Bakanı sağlık bakanlığı sağlık çalışanı sağlık il müdürü sağlık ocağı sağlık sen sağlıkcı sahara sahra çadırı sandık sarıkamış sarıkamış destanı sarıkamış harekatı sarp Sarp Sınır Kapısı satranc seçim Sel selahattin arslan serdar Kılınç sessiz çığlık silâh silivrispor Sinan Ergen sinan özkaya Sinema Rehberi Soğuk hava Sokağa çıkma yasağı sokak köpekleri son dakika Sonbahar spor stk ziyaret su sorunu Süheyla Köse süleyman soylu Süt Şavşat şavşat haber Şavşat Karagöl Şavşat Sonbahar şehit şenol alpaslan Şifa aktar şimşek şizofren Tatil tavuk döner tedbir paketi tedbirler tehsis tekerlekli sandalye tenis test sayısı THOF tır kuyrukları TMMOB togg tolga gül Trabzon trafik trafik haftası trafik kazası tursit tünel türk bayrağı türkiye Türkiye Şampiyonası typ güvenlik typ güvenlik süreklilik istiyor typ özel güvenlik uçurum Uğur Bayraktutan Vali vali doruk vali yılmaz doruk van vefa sosyal destek grubu vefat Videolar vuslat whatsapp whatsapp çöktümü wingsuit Yağış yağmur yamaç paraşütü yangın yanıklı köyü yaralı yardım yardım sever yayla Yeni Yerleşim yerli otomobil yıldırım Yılmaz Doruk yoğun bakım ünitesi yol Yusufeli yusufeli barajı yusufeli haber yusufeli yerleşim yeri yücel satıral Yüksel Kantar yüzme havuzu zararlı böcek zeki alkan zincirleme kaza Ziyaretçi




AÇÜ ÖĞRENCİLERİ 'TEMİZ DÜNYA DUMANSIZ YAŞAM' İÇİN YÜRÜDÜLER
Artvin Çoruh Üniversitesi Genç Yeşilay Topluluğu ile Bisiklet ve Doğa Topluluğu "Temiz Dünya,Dumansız Yaşam" sloganı ile Hatila Vadisine Doğa Yürüyüşü düzenledi.
Topluluk üyeleri sloganlar eşliginde  Artvin merkezden Hatila Vadisi Cam Seyir Terasına kadar doğa yürüyüşü yaptı.
Genç Yeşilay Topluluğu Başkanı Cihat Samet Öztürk etkinlik ile ilgili yaptığı açıklamada; 'Bisiklet ve Doğa Topluluğu' ile birlikte  "Temiz Dünya,Dumansız Yaşam" gibi anlamlı bir sloganıyla  doğa yürüyüşü düzenlediklerini söyledi. 

Öztürk;"Katılımcı arkadaşlarımın hepsine teşekkür ederim, böyle farkındalık yaratan etkinliklerin, projelerin devamlı yapılması gerektiğini düşünüyorum. "dedi.
Bisiklet ve Doğa Topluluğu Başkanı Hüseyin Odabaşı ise  Genç Yeşilay Topluluğu Başkanı ve üyelerine teşekkür ederek 'Bu tarz etkinliklerde Artvin doğası eşliğinde Artvin gençliğinin sigara alkol uyuşturucu gibi bağımlılık yapan etmenlerden uzak tutmak ve temel doğa bilinci aşılamak suretiyle faydalı bir etkinlik olduğunu düşünüyorum.' dedi.
Topluluk üyelerinin  yaklaşık 20 kilometre yürüyüşün ardından etkinlik sona erdi.





Yerli Otomobil Neden Türkiyede Üretilmedi Sorusuna Cevap Sonuna Kadar Okuyun Arkadaşlar

ARABAMIZ NEDEN DIŞARDA YAPILDI ?

TÜRKİYE'nin OTOMOBİLİ TOGG!!!

Yerli Otomobil konusunun artık tüm detaylarını yazalım. Nedir, neden İtalya'da prototip yapıldı, tasarım ne demek, Saab'a ne oldu?
Madem bilgilendirme bu kadar yapıldı, biz de tüm hatlarıyla adım adım anlatalım öyleyse. Hadi buyurun;

*Öncelikle, 10 yıldır hâlâ mı PROTOTİP üzerinde konuşuyoruz?
- Hayır yanlış bilinenin aksine TOGG ve tedarikçilerin bir araya gelişi ve mevcut prototipin çalışmalarına başlanma yılı 2017 yılıdır. Basında daha önce çıkan haberler ile bu süreç birbirinden farklıdır.

*Peki Prototip neden İtalya'da yapıldı?
- Ülkemizde hali hazırda üretim yapan otomotiv sektörü zaten bulunmaktadır. Bu sektör örneğin Ford Eskişehir Fabrikası (A) modelini üretirken tüm üretim planlamasını ve BANT düzenini buna göre oluşturur. Siz bu düzende bir taşı bile değiştiremezsiniz.
Bu sebeple (A) modelinin üretildiği banta dur, 1-2 gün de ben prototip üreteyim diyemezsiniz!..
Daha teknik açıklamak gerekir ise. Bir plazma kesim makinası bilgisayar kontrollüdür. 6 mm SD37 Çelik kesimi için programlanmış bir makina 8mm çelik kesmez. Bunun için amperi dahil, pek çok değişiklik yapmak zorundasınız. Bir bant ise bunun gibi onlarca makina ve robottan oluşur yani kısacası hepsini YENİDEN programlamanız ve işiniz bitince düzeltmeniz gerekir. Bunu  yapmanın ortalama maliyeti işleyen bir fabrikada size MİLYONLARCA dolardır.

Çünkü hem adamın mevcut üretimini durdurmak, hem yeniden tüm bandı bozmak, sonrasında da bu bozduğunuz bandı TEKRAR DÜZELTİP açığı da tamamlamak zorundasınız ki, bu imkansızdır.
Bunun yanında böyle bir işlemi yapmak fabrika Türkiye'de bile olsa Koç grubunun yetkisini fersah fersah aşar ve bunun için merkezden izin almak zorundasınız. Çünkü ürettiğiniz ürünler Türkiye için değil dünya pazarına giden siparişlerdir.
İtalya'da ise, sadece bu iş ile uğraşan tasarım araçlar imal eden CUSTOM ÜRETİM BANTLARI vardır. Bunlar seri üretim yapmaz ve gerektiğinde KİŞİYE ÖZEL tasarım ve imalat yaparlar. Bknz: Arapların yaptırdığı Custom dizaynlar.
Buna bir örnek de BRABUS gibi özel çalışan yerlerdir.

*Peki sanayide neden yapmadık?
- Çünkü Sanayii Sitelerinde yapılan bir ürün endüstriyel değildir. Her ürün farklı olacağından dolayı ister istemez ne test amaçlı ne de SERTİFİKASYON için kullanılamaz.



*Peki bu arabayı İtalyanlar mı yapacak?

- Hayır arkadaşlar, yukarıda saydığım sebepler dolayısı ile bu aracın sadece prototipi İtalya'da imal edildi. Testler tamamlanıp nihai ürünler onaylandığı anda üretim Türkiye'de Bursa/Gemlik dahil pek çok fabrikada yapılacaktır. Ana kampüs BURSA olacak.
Mesela BATARYA kısmı için ZORLU Grubu çoktan yatırımlarına başladı bile. Doğal olarak batarya bir fabrikada, motor veya rotlar başka bir bantta yapılacak....
Hepsi bir arada olmaz, olamaz dünyada böyle bir kampüs çeşidi YOK.
Talaşlı imalat ile kimyasal imalat yan yana olmaz.

*Tasarım neden italyan?

- Tasarım dediğiniz şey görselliktir ve bir araç imal edilirken satış en önemli unsurdur. Bilinen bir tasarımcı marka imajını da satış potansiyelini de artırır. Kendinizi kanıtladıktan sonra özgün görselleri kendiniz de yapabilirsiniz.
Buna en güzel örnek tekstil sektöründe. Mesela DESA Firması, LOUİS Vuitton firmasına fason üretim yapar.
Ancak LV, bu ürünü 6000 dolara satarken DESA 300 dolara satar. Halbu ki aynı kalite aynı fabrika aynı ürün, işte sebep budur.

*Neden Prototip ve fabrikası nerede?
- Değerli dostlar prototipi üretip testlere sokmadan bir üretim bandı oluşturamazsınız. Peki neden?
Mesela ürettiğiniz prototip çok iyi ancak ön direkte bir zayıflık gördünüz ve 4mm yerine 6mm malzeme kullanmanız gerekti.
İşte bu durumda o bandınız çöp olur çünkü 4 mm kesen lazer CNC, Kw gücü yeterli olsa bile yeniden otomasyon ister, kesim süresi uzar bu yükleme kolunda değişiklik gerektirir, boşaltma kolu keza, sonra pres ayarı kaynak ayarı zamanlamalar kısacası tüm ayar ve zaman ÇÖP olur. İşte bunun için önce Prototip üretilir.

*Peki Yazılım, Lisans ve Fikri mülkiyet hakları ne durumda?

- İşte işin en güzel yanı burası. Lisans haklarının tamamı Türkiye'ye ait.
Yazılım tamamen Türk Mühendislerinin emeği.

Fikri Mülkiyet hakları da %100 Türkiye'ye ait.

Mesala bu otomobil tamamen dışarıda üretilip dışarıya satılsa bile, veya Yazılım teknolojisi ihraç edilse, Enerji/Batarya teknolojisi ihraç edilse bile, Türkiye'ye milyonlarca Dolar Lisans ve Teknoloji geliri sağlayacak.

*Peki Saab vardı, O ne oldu?

- Saab bu ortaklıktan önce başlanan bir süreç, ancak merak etmeyin alınan hiçbir Know How boşa gitmez. Hepsinden mühendislik olarak birşeyler öğrenilir. Misal AİRBAG teknolojisi.

*Peki neden bu kadar uzun sürdü?

- Çünkü ilk defa girdiğimiz bir iş. Teknolojide/Otomativde tüm tecrübe ve gücüne karşın yeni bir modelin çıkış süreleri sanılanın aksine hayli zaman alır. Mesela ;
Mercedes 7 ila 8 yıl
Bmw 8 ila 9 yıl
WW ortalama 8 yıl
Cadillac ortalama 11 yıldır.
Ee bu durumda TOGG için bu süre Sizce çok normal değil mi?..
Evet, tekrar Hayırlı olsun .





Murgul Damar Köyünün yıllardır Murgul Belediyesine bağlanma hayali Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile gerçek oldu.
Murgul Damar Köyü halkının bir süredir beklediği haber Cumhurbaşkanlığı’ndan geldi. Murgul Damar Köyü halkının talep ettiği Damar Köyü’nün Murgul Belediyesi’ne bağlanması konusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile onaylandı ve Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
2014 yılında Belde Belediyesi iken kapanarak köy olan Murgul ilçesinin Damar Köyü halkının belediye imkanlarından yararlanamaması bir çok sorunları beraberinde getirmişti. Yıllardır alışık olduğu belediye imkanlarından yararlanamamasının yanı sıra gerek nitelik gerekse de nicelik bakımından kalabalık bir nüfusa sahip olan Damar Köyü’nün sorunları köy statüsünde çözülemiyordu. Bu sebeple köy halkı tarafından Murgul Belediyesi’ne bağlanma talebi gerekli kurumlara iletilmişti. Artvin Valiliği kanalıyla Damar Köyü’nde gerçekleştirilen referandum ile Damar Köyü’nün Murgul Belediyesi’ne bağlanmasına ilişkin olarak halkın kararı eve olmuştu. Bu gelişmelerin ardından İçişleri Bakanlığı Murgul Damar Köyü’nün Murgul Belediyesi’ne bağlanmasını onayladıktan sonra teklif nihai onay merci olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderilmişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Aralık 2019 Çarşamba günü 1900 karar sayısı ile 5393 Sayılı Belediye Kanununun 11. Maddesi gereğince Damar Köyü’nün Murgul Belediyesi’ne bağlanmasına karar vererek onayladı. Karar aynı tarih ile Resmi Gazete de onaylanarak yürürlüğe girmiş oldu.
Damar Köyü’nün Murgul Belediyesi’ne bağlanması gerek Damar Köyü’nde gerekse de Murgul ilçesinde memnuniyetle karşılandı.





Artvin'in Borçka ilçesinde çıkan yangında yaklaşık 6 hektarlık orman alanı zarar gördü.
Alınan bilgiye göre, dün gece Borçka- Muratlı kara yolu üzerindeki Taşlıtarla Mahallesi'nin üst kesimindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
Durumu fark eden mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye jandarma, Artvin Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Gece boyunca rüzgarın etkili olduğu bölgede, ekiplerin 6 saatlik çalışması sonrası yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.
Yaklaşık 6 hektarlık orman alanının zarar gördüğü yangının çıkış nedeni ve hasar tespit çalışmaları sürüyor.


Borçka da Orman Yangını
Artvin'in Borçka İlçesi Muratlı Köyü yolunda henüz belirlenemeyen bir nedenle ormanlık alanda yangın çıktı.
Olay yerine çok sayıda itfaiye, orman ve jandarma ekipleri sevk edildi.  Ekiplerin yoğun mücadelesine rağmen şiddetli rüzgarın etkisiyle yangın kontrol altına alınamadığı öğrenildi.
Söndürme çalışmaları devam ediyor.
Ayrıntılar gelecek...



Artvin Devlet Hastanesi bünyesinde yaklaşık 3 milyon liraya mal olan 20 yataklı yoğun bakım ünitesi hizmete açıldı.
Açılış töreninde konuşan Artvin Valisi Yılmaz Doruk, Artvin Devlet Hastanesinin modern ve nezih bir yoğun bakım ünitesine kavuşmasından duyduğu memnuniyetini dile getirdi.
Yoğun bakım ünitesinin hastaların ihtiyaçlarına cevap vermesinin yanı sıra sağlık personelinin de çalışmalarına verimli katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Doruk, "Böyle bir hizmeti ilimize kazandırdığı için başta Sağlık Bakanlığımıza, İl Sağlık Müdürlüğümüze, Sayın Cumhurbaşkanımızın Başdanışmanı İsrafil Kışla'ya, Artvin Milletvekili Erkan Balta'ya ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. İlimize hayırlı ve uğurlu olsun." dedi.
Milletvekili Erkan Balta ise Artvin için çok önemli bir sağlık hizmetinin açılışını yapmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.
Sağlık alanında önemli bir açığı kapattıklarına işaret eden Balta, emeği geçenlere teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Kışla da güzel bir sağlık hizmetinin açılışını gerçekleştirdiklerini kaydederek, "Bu ünitemiz hastalarımızın çevre illere sevkini asgariye düzeye indirmiş olacak. Modern hastanelerdeki gibi kaliteli ve son model cihazlarla donatıldı. Buradan Sağlık Bakanlığımıza desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum." diye konuştu.
Konuşmaların ardından Vali Doruk ve diğer protokol üyeleri açılış kurdelesini keserek yoğun bakım ünitesinde incelmelerde bulundu.
Açılış törenine, Artvin Belediye Başkanı Demirhan Elçin, Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Muhammed Yasin Başbay, İl Sağlık Müdürü İrfan Akalın, bazı daire amirleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluş temsilcileri, hastane yöneticileri ile davetliler katıldı.






Artvin Medya Görkemli Bir Törenle Açıldı!
Artvin Medyasına yeni bir soluk getiren medya ajans kuruluşunun açılışı gerçekleştirilen görkemli bir törenle yapıldı.
Artvin Medya’nın açılış törenine Artvin Valisi Yılmaz Doruk, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Dr. İsrafil Kışla,  AK Parti Artvin Milletvekili Av. Erkan Balta, Yusufeli Belediye Başkanı Eyüp Aytekin, AK Parti Artvin İl Başkanı Fatih Tahtalı, MHP Artvin İl Başkanı Serdar Kılınç, Artvin Gazeteciler Cemiyeti Derneği Başkanı Zeki Alkan, Artvin Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Seçkin Kurt, STK temsilcileri, Artvin Medya Genel Yayın Yönetmeni Aydın Tatar, Yayın Koordinatörü Sıddık Dalkılıç, Haber Koordinatörü Mustafa Ufuk Şişman, Yazı İşleri Müdürü Turan Altınkaya, kurum müdürleri, yerel ve ulusal basın mensupları, iş insanları ve birçok vatandaş katıldı.


Çarşı Mah.Kaya Keleş Sk.No:30-36/A Merkez/Artvin’de yayın hayatına başlayan Artvin Medya’nın açılış töreni konuşmasını Artvin Medyası Yayın Koordinatörü Sıddık Dalkılıç konuşma yaptı. Dalkılıç konuşmasına medya tarihinde yer alan yayın kuruluşları hatırlatarak başladı.
Dalkılıç; “Sayın Valim, Sayın cumhurbaşkanı Başdanışmanım, Sayın Milletvekilim, Sayın Belediye Başkanım, Sayın Adalet Ve Kalkınma Partisi İl Başkanım, Sayın Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanım, Sayın Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanım, Sayın Sivil Toplum Kuruluşlarımızın Temsilcileri, Sayın Basın Mensubu Meslektaşlarımız Ve Kıymetli Dostlarımız, Hemşerilerimiz… Artvin Medya Haber Ve Organizasyon Şirketimizin Açılışına Hoş Geldiniz.
Gazeteciliğin Türkiye’de Tanzimat‘ın ilanından sonra başlandığını bilsek de ilk Türkçe yayınlanan gazete 1828 yılında Kahire’de yayın hayatına başlayan Veka-İ Misriye’dir. Türkiye coğrafyasında ise 1831 yılında Osmanlı sultanı 2. Mahmut hanın destekleri ile yayınlanmasına başlanan Takvi-i Vakayi’dir. Türkiye’de gazetecilik 1831 yılından günümüze kadar 188 yıldır ara verilmeden devam etmektedir. Ülkemizde gazetelerin ilk yayınlanmaya başladığı tarihlerde belli bir düzeni olmasa da günümüzde devletimizin desteği ve denetimi ile belli kurallar çerçevesinde gazeteler yerel, bölgesel ve ulusal olmak üzere günlük, haftalık ve aylık belli süreler içerisinde yayınlanıp halkımızın günlük yaşamda olan olaylar, kültür, sanat, edebiyat, spor ve bilim olmak üzere birçok etkinlikten haberdar olmasını sağlamaktadır.
Artvin Medya haber ve organizasyon firmamız gazetecilik ve internet haberciliği, internet televizyonu ve organizasyon işleri olmak üzere 3 ana dalda Allah nasip ederse faaliyetlerini yürütecektir.
Artvin Medya şirketimiz habercilik anlamında tarafız ve yorumsuz haber anlayışı ile sadece halkımıza doğru ve düzgün haber ulaştırmayı kendine şiar edinmiştir. Bu bağlamda 9 ilçemizde de teşkilatlanmamızı tamamladık. Merkez ilçemiz ve diğer 8 ilçemizde bulunan temsilcilerimiz aracılığı ile haber akışımızı sağlamaktayız.

Artvin Medya Gazetesinin tamamı renkli olmak üzere şimdilik haftalık 2000 tirajla 9 ilçemizin tamamında dağıtımını sağlamaktayız. Artvin Medya Gazetesi’ndeki haber anlayışımız ve içeriğimiz ise taze olmak kaydıyla kültür, sanat, spor, siyaset ve gündelik olaylar olmak üzere habercilik namına Artvin’e ait her şeyin konu edinile bilmesidir. Ayrıca www.artvinmedya.com.tr internet adresinden ve sosyal medya hesaplarımızdan ve kendi internet uygulamamız olan Artvin Medya uygulamasından ilimizdeki haber olma özelliğini taşıyan her şeyi anlık takip edebilirsiniz.
İnternet televizyonculuğuna gelince 2000 yılların başında ve günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ve gelişen teknolojiye ülkemizde ulaşmanın kolay olması sonucunda yeni bir yayın anlayışı gelişmiştir. Bu yayın anlayışı ve alışkanlığı çığ gibi büyüyerek gelişecektir. Artvin Medya ailesi olarak bizde çağın gerisinde kalmamak kaydıyla Artvin ait ilk kurumsal internet televizyonunun yayınına bugün itibari ile başladık. Dünya’da yayın endüstrisinde kullanılan yeşil perde uygulaması ile belli bir düzen içerisinde haftalık, aylık ve yıllık yayın planlarımızı oluşturup, yine başta Artvin Medya haber sitemiz olmak üzere sosyal medya hesaplarımızdan canlı yayınlar gerçekleştireceğiz.
Canlı yayınlarımızda tıpkı gazetemizde olduğu gibi çok renkliliği esas alıp siyaset, spor, sanat, kültür, edebiyat ve güncel olayları konu edinip siz hemşerilerimizin izlenimine sunacağız. Yine internet tvmizde ve sosyal medya hesaplarımızda canlı yayınlarımızın yanı sıra ilimizin yayınlayacağımız videolar ile sosyal medya kullanıcılarının Artvin’e doymasını sağlayacağız. Bu vesileyle Türkiye genelinde de internet sitemiz ve sosyal medya hesaplarımız ile Artvin’in turizmine katkı sağlamayı hedefliyoruz.
Organizasyon işlerine gelince, ilimizde ve 9 ilçemizin tamamında resmi açılış, iş yeri açılışları, konser, söyleşi, imza günü, özel gün ve gecelerde sunumundan, sahnesinden, ses sistemlerinden, süslemesinden, pasta ve çiçeğine varana kadar Artvin halkının hizmetindeyiz.
Kuruluş aşamasında bizlere desteklerini esirgemeyen büyüklerimize ve bugünden sonra desteklerinizi esirgemeyecek olan siz değerli hemşerilerimize teşekkür ederiz.
Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Dr. İsrafil Kışla
Son olarak bu güzel günde kıymetli zamanlarını bizler için ayırıp açılışımıza katılan bütün kıymetli dostlarımıza ve sayın valimiz Yılmaz Doruk’a Ankara’daki yoğun gündemlerine rağmen açılışımızda bizleri yalnız bırakmayan cumhurbaşkanı başdanışmanımız İsrafil Kışla ve Artvin Milletvekilimiz Erkan Balta’ya teşekkürleri borç biliriz. Buraya kadar geldiniz Allah sizden razı olsun.” Şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Dr. İsrafil Kışla bir konuşma yaptı.
Kışla yaptığı konuşmada; “Artvin Medyası’nın Artvin’e hayırlı uğurlu olmasını diledi. Önemli olan düzgün bir iş yapmak. Yaptığımızdan mahcup olmamak. Milletin sesi olma noktasında önemli bir adım. Halkın dertlerini dile getirin. Allah nice yıllar bütün halkımızın doğru bilgilenmesini nasip etsin inşallah. Hepinize teşekkür ediyorum.” İfadelerini kullandı.
AK Parti Artvin Milletvekili Av.Erkan Balta
AK Parti Artvin Milletvekili Av.Erkan Balta
AK Parti Artvin Milletvekili Av. Erkan Balta açılışta yaptığı konuşmada; “Artvin'in genelinde ve Artvin dışında yaşayan hemşerilerimizin Artvin'le ilgili haberleri takip edebileceği, medyanın bütün kollarında faaliyeti olacak olan 'Artvin Medya' kuruluşunun açılışını gerçekleştirdik. Bu güzel teşebbüsü yapan arkadaşları tebrik ediyor. Artvin'imize ve kendilerine hayırlı olmasını diliyorum.” Dedi.
Vali Yılmaz Doruk konuşmasında, “Artvin Medya önemli bir boşluğu dolduracak. Vatandaşların doğru bilgilendirilmesi, hizmetlerden haberdar edilmesi anlamında önemi var. Hayırlı olsun diyorum” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından açılış kurdelesi kesildi ve davetliler yeni medya kuruluşunu gezerek hayırlı olsun temennisinde bulundular.
Ç.P.









Artvin’de ana yola inen boz ayıya araba çarptı.
Araçta maddi hasar meydana gelirken ayı olay yerinden uzaklaştı.
Artvin-Borçka karayolu Sümbüllü Viyadüğü'nde  seyir halinde olan Murat Ç. yönetimindeki 55 SK 590 plakalı otomobil, aniden yola çıkan boz ayıya çarptı.
Kazada ayı yaralanırken, araçta hasar meydana geldi. Çarpmanın etkisiyle bir müddet kendine gelemeyen ayı, karayolunda uzun bir süre bekledi. Sürücü Murat Ç. ise ayıya çarptığını fark edince aracından inmedi. Kendine gelen ayı olay yerinden kaçarak uzaklaşırken, kaza sonrası başka bir araç sürücüsü yaşananları cep telefonu ile görüntüledi.
Doğa Koruma Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri kaza tutanağı tutarak, yaralı ayı ve yavru için inceleme başlattı.





Kahraman Türk Mehmetçiği bundan 105 yıl önce 1914'te bu topraklar için kar, kış, ayaz demeden, emre itaat edip yollara düştü...
Sarıkamış harekâtı tarihe şu şekilde geçmiştir; Osmanlı Devleti, Almanya ile yapılan anlaşmanın ardından Birinci Dünya Savaşı’na girmek zorunda kalmıştır. Ancak Balkan Savaşı’ndan yeni çıkmış olması ve yeterli hazırlıkları yapma imkânı ve zamanı olmadığından dolayı savaşın ilerleyen dönemlerinde büyük olumsuzluklarla karşı karşıya kalmıştır.


Osmanlı donanmasına bağlı Yavuz ve Midilli gemilerinin Sivastopol’u bombardımanının ardından 1 Kasım 1914 günü Rus Ordusu hududu geçerek baskın tarzında taarruza başlamıştır.

Ancak ağır zayiat veren 3’üncü Türk Ordusu, geri çekilen düşmanı takip edememiş; daha elverişli bir arazide toplanmak, takviye kuvvetlerinin gelmesini beklemek ve yeni bir Rus taarruzunu karşılamaya hazır olmak amacıyla 8-10 km kadar geri çekilmiştir.


Avrupa’da savaşın mevzi harbine dönüşmesi ve Galiçya’da Avusturyalıların Ruslar karşısında zor durumda kalmaları üzerine Başkomutan Vekili Enver Paşa, müttefiklerin Avrupa’daki yükünü hafifletmek için” Alman Başkomutanlığının da etkisiyle” Doğu Cephesi’nde Rusların imhasını hedef alan büyük ölçüde kuşatıcı bir taarruza karar vermiştir.

Enver Paşa, icra edilecek bir taarruzla 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda (93 Harbi) Doğu Anadolu’da kaybedilen toprakların (Kars, Batum, Artvin ve Ardahan) geri alınmasını ve müteakiben harekâtın Kafkasya’ya aktarılmasını mümkün görüyordu.


Enver Paşa, bu amaçla 14 Aralık 1914’te İstanbul’dan Köprüköy’e gelmiştir. Taarruzun bahara bırakılmasını öneren 3’üncü Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa’yı görevinden alarak 3’üncü Ordu Komutanlığını kendi üzerine almıştır.

Bu harekâtı icra edecek 3’üncü Ordu; 9, 10 ,11’inci Kolordular ve 2’nci Süvari Tümeninden oluşuyordu. Cephedeki Rus mevcudu 100.000, 3’üncü Ordunun mevcudu ise 120.000 idi. Türk ordusu sayıca fazla olmasına rağmen Ruslar, ağır silah, topçu ve donatım bakımından kesin bir üstünlüğe sahiptiler.


22 Aralık 1914 - 15 Ocak 1915 tarihleri arasında cereyan eden Sarıkamış Muharebeleri’nde Türk Ordusunun uyguladığı plan, bir kolorduyla düşmanın cepheden tespitini, iki kolorduyla kuzey kanadından kuşatılarak düşman cephesinin 30-35 km kadar gerisindeki Sarıkamış’ın ele geçirilmesiyle büyük düşman kuvvetlerinin imhasını öngörüyordu.

Tamamen karlarla kaplı, çok yüksek dağlık ve yolsuz bir arazide o günün koşulları altında kış donatımından yoksun yaya ve atlı birliklerle yapılan bu harekât çok riskli idi. Özellikle 10’uncu Kolordu birlikleri, Allahuekber Dağları’nı aşarken çetin zorluklar ve kış şartları sebebiyle gerek miktar gerekse mevcut silahlar yönünden çok zayiat vermiştir.


Nitekim Türk kuvvetlerinin büyük bir kısmı soğuktan donarak ölmüştür. Sarıkamış’a girebilen 300 kişilik bir kuvvet de Ruslar tarafından geri atılmıştır. Bu başarısızlık karşısında Enver Paşa, 10 Ocak 1915’te 3’üncü Ordu komutanlığını Tuğgeneral Hafız Hakkı Paşa’ya devrederek İstanbul’a dönmüştür.

Bu muharebelerde Rusların zayiatı 30.000, Türklerin zayiatı ise 60.000 kadardır. Ruslar; Türklerden 200 subay, 7000 eri esir, 20 makineli tüfekle 30 topu ganimet olarak almışlardır. Bu muharebeler sonucunda Doğu Anadolu, Rusların işgaline maruz kalmıştır.


Bilahare 3’üncü Türk Ordusu, taarruzdan önce işgal etmiş olduğu Azap mevziine (Tutak-Narman hattı) çekilmiştir. Takviye kuvvetler alarak Rus taarruzlarını bu hatta karşılamaya hazırlanmıştır.
Sarıkamış Harekâtı ile ilgili haberler, ancak sonradan kamuoyu gündemine geldiğinden burada olup bitenler çok sonraları açıklığa kavuşturulmuştur.

Sarıkamış Kuşatma Harekâtı; düşman kuvvetlerinin arkasına düşmeyi hedef alan başarılı bir plandı. Ancak stratejinin faktörlerinden zaman ve iklim şartları iyi değerlendirilemediği için bu sonuç kaçınılmaz olmuştur.


Sarıkamış, Türk harp tarihinin en acı muharebelerine sahne olmuştur. Türk Ordusu, ağır koşullar altında yapılan bir muharebede kahramanca savaşmıştır. Türk Ordusunun kayıplarındaki asıl etkenler, çetin arazi ve şiddetli kış şartları ile teçhizat eksikliği ve ikmal yetersizliğidir.



Çok ağır koşullar altında kahramanca savaşan Türk askeri, muharebenin sonuna kadar direnmiş, vatanını korumak ve başarıya ulaşmak için sonsuz gayret göstermiştir. Sarıkamış Harekâtı, Türk milletinin vatanı ve kutsal varlıkları uğruna neler yapabileceğinin bir delilidir.








ARTVİN’DE DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN ‘SESSİZ ÇIĞLIK’ 

Doğu Türkistan’daki Çin zulmünü protesto etmek amacıyla Artvin, tek ses, tek yürek oldu.
İnsan Hakları ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Artvin Şube Başkanı Latif Yılmaztürk tarafından yapılan basın açıklamasına Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Derneği Artvin Şubesi, Tügva, Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Halitpaşa meydanında gerçekleşen basın açıklamasında Yılmaztürk, “Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz için tek vücut olmak adına buradayız.” dedi.
DOĞU TÜRKİSTAN’DA ‘POLİTİK EĞİTİM KAMPLARI’ DRAMI SÜRÜYOR!
Yılmaztürk yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi;
“2000 yılı sonrasındaki siyasi, ekonomik ve askeri atılımlarla gündeme gelen Çin, sınırlarının doğu ve batısında iki farklı yüzle ortaya çıkmaktadır. Özellikle uzun yıllardır asimilasyon ve yıldırma politikaları yürütülen Doğu Türkistan tüm dünya gündeminden saklanmakta, Müslüman Uygurlar her türlü hak ihlaline maruz bırakılmaktadır. Sincan Uygur Özerk Bölgesi Komünist Parti Sekreteri olan Chen Chuanguo’nun 2017 Nisan ayından itibaren Doğu Türkistan’daki Uygurları, hapishanelere veya zorunlu Politik Eğitim Kampları’na göndermesi ve beyin yıkamaya yönelik uygulamaları Çin için yüz kızartıcı yeni bir fiil anlamına gelmektedir. Çin’in ‘eğitim kampı’ olarak adlandırdığı toplama kamplarında 1-3 milyon insanın bulunduğu tahmin edilmekte. Doğu Türkistan‘da inşa edilen bu büyük hapishaneler Nazi Almanya‘sı uygulamalarını andırmaktadır. Evlerinden, yurtlarından, eş ve çocuklarından zorla ayrılan insanların sayıları her geçen gün artarken aynı zamanda uygulanan işkence ve zulümler neticesinde yüzlerce insan hayatını kaybetmektedir. Birçok aileye akrabalarının cesedi teslim edilmiş, ancak ölüm nedeni hakkında herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Kampların yaşam koşulları çok kötü olup, içerisinde çocukların da bulunduğu tutukluların sayısı, kampların alabileceği insan kapasitesinin kat kat üstündedir. İnsanlar, sırt üstü yatma imkânına bile sahip olmadıkları için, ancak yanlarına dönerek yatmaktadırlar.
TOPLAMA KAMPLARINDA İŞLENEN HAK İHLALLERİ
Uygulanan yol ve yöntemlere bakıldığında Çin yönetiminin halihazırda bütün Uygurları ‘suçlu’ olarak kabul ettiği, din ve geleneklerine bağlı Uygurları terörist olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Kamplardan çıkmayı başaranların ifadelerine göre toplama kamplarında mahkûmları su tanklarına daldırma, kadın tutukluların yüzlerinde ve vücutlarında sigara söndürme, bileklerinden asılan tutukluları copla dövme, elektrik verme, değişik, acı verici nesnelerle dövülme, soğukta bekletme, yoğun ve parlak ışıkla körleştirme, uzun süre gergin pozisyonda tutma, uykusuz, aç ve susuz bırakma, günlerce “kaplan koltuğu” denen hareketsiz koltuklarda oturtma, elleri kelepçeli ve ayakları prangalı olarak dolaştırılma gibi kötü muameleler yapılmaktadır.
Bu türden işkenceler fiziksel veya zihinsel bozukluklarla, çoğu zaman da ölümle sonuçlanmaktadır. Batılı kaynaklara göre Doğu Türkistan‘da Çin yönetimi tarafından kurulan 16 toplama kampı bulunuyor. Bu her Uygur ailesinden en az bir kişinin söz konusu kamplarda tutuklu olduğu anlamına gelmektedir. Tutuklu olanlar genellikle 20 - 40 yaş arasındaki Uygur erkeklerdir. Bu kamplardaki Uygurlar kendi inançlarını değiştirmeye ve Komünist Parti ideolojisine boyun eğmeye zorlanıyorlar.” dedi.
Yılmaztürk, acil cevap bekleyen sorularında olduğunu hatırlatarak tek tek sorularına cevap aradıklarını söyledi.
-       Çin insan haklarına tamamen aykırı bulunan bu kampları neden açma gereği duymuştur?
-       Kamplar nerelere kurulmuştur ve kaç adettir?
-       Buralarda ne kadar kişi tutulmaktadır?
-       Bu insanlar hangi gerekçelerle tutuklanmışlardır?
-       Kampların yaşam koşulları nasıldır?
-       Kamplarda tutuklu bulunanlara günlük olarak neler yaptırılmaktadır?
-       Kamplarda tutuklu bulunanların sağlık durumları nasıldır?
-       Kamplarda hayatını kaybedenlerin sayıları ve ölüm gerekçeleri nedir?
-       Kamplarda tutuklu bulunanların sahipsiz kalan çocuklarının, eş ve yakınlarının akıbeti nedir?
-       Kamplar uluslararası gözlemcilere neden kapalı bulunmaktadır?
DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ DİĞER HAK İHLALLERİNDEN BAZILARI
Doğu Türkistan’daki Uygurlara yönelik dini baskılar gün gittikçe artmaktadır. Baskılar 1970’li yıllardaki ‘Kültür Devrimi’nden sonra en üst noktaya ulaşmıştır.
1-     Camiler ve mescitlerin birçoğu yıkılmış, bazıları eğlence mekânlarına dönüştürülmüştür. Mevcutlara ise Çin bayrağı ve devlet başkanı Xi JinPing’ın fotoğrafları asılmıştır.
2-     İslami kıyafetler ve sakal, bıyık dini aşırılık olarak kabul edilerek yasaklanmıştır.
3-     Memurların, işçilerin, 18 yaşından küçüklerin ibadet yerlerine girmeleri ve ibadet etmeleri yasaktır.
4-     Öğrencilerin dini kurs ve okullarda okumaları yasaktır.
5-     Ramazan ayında oruç tutmak ağır suçtur, alkol kullanmamak dini aşırılık olarak görülmektedir.
6-     Uygur kızlar Doğu Türkistan'dan Çin'in iç kesimlerine ucuz iş gücü olarak götürülmekte, Çinli yerleşimciler ise Doğu Türkistan’a taşınarak bölgenin demografik yapısı değiştirilmektedir. Uygurlar ağır vergi yükleri ile ezilmektedir.
7-     Çin yönetimi Uygurlara yönelik asimilasyon adımlarına hız vererek “ikiz akraba” politikasını uygulamaya koymuştur. Buna göre erkekleri ‘eğitim kamplarına!’ gönderilen ailelere Çinli bireyler zorla yerleştirilerek mahremiyet zedelenmekte ve Uygurlar sıkı takibe alınmaktadır.
8-     Uygur memurlar öldükten sonra cesetlerinin yakılmasına ait sözleşmeye imza atmaya zorlanmaktadır; İslami geleneğe uygun defin töreni yasa dışı ilan edilmiştir.
9-     Uygurlara verilen ana dilde eğitim hakkı Çin anayasasından kaldırmıştır. Yasaklanan kitapları okuyan ya da bulunduran kişiler 5 seneden 20 seneye kadar hapis cezasına çarptırılmaktadır.
10-   1949‘dan bugüne Uygurların kullandığı alfabe üç defa değiştirilerek Uygurların okuma yazma oranını iyice düşürülmüştür.
11-   Çin resmi medya organlarına göre 17,5 milyon insan zorunlu olarak sağlık kontrolünden geçirilip, kan tahlilleri yapılmıştır. Çok sayıda Uygur’un organlarının çalınması ve donör olarak kullanılmış olma ihtimalleri oldukça yüksektir.
12-   Çin, 2017 yılından itibaren Doğu Türkistan‘da satılan çeşitli gıda ürünleri üzerinde bulunan “Helal” simgesini yasaklamış, helal olan et ürünleriyle domuz etini yan yana satma zorunluluğu getirmiştir.
13-   Uygurların İslami geleneğe uygun şekilde evlenmesi yasaklanmıştır. Uygur kızlarına Çinlilerle zorunlu evlilikler yaptırılarak milli ve dini kimlikleri asimle edilmeye çalışılmaktadır.
14-   Çin hükümeti 2016 yılından itibaren yeni doğan Uygur çocuklarına dini ve milli kimliği andıran 29 ismin verilmesini yasaklamıştır.
15-   Çin rejimi Uygurların tarihi eserlerini yok ederek kültürel bir kıyım gerçekleştirmiştir.
16-   Yurtdışındaki Uygurların Doğu Türkistan‘daki aileleriyle alakası kesilmiştir.
17-   Çin hükümeti yurt dışında eğitim gören çok sayıda Uygur öğrencinin ailesini rehin almak suretiyle onlara baskı yaparak Doğu Türkistan‘a dönmeye mecbur etmiştir.
STK VE VİCDAN SAHİPLERİNİN TALEPLERİ
Uluslararası Kamuoyuna:
1-     Son çeyrek asırdır siyasi, ekonomik ve askeri açılardan ivme kaydeden Çin, özellikle ekonomik hamlelerle İslam dünyasını siyasi konularda baskılama politikasını uygulamaya koymuştur. Fakat İslam dünyası, Çin ve ABD dışında üçüncü bir yolun olduğunu unutmamalı, Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz reel politik kaygılara kurban edilmemelidir.
2-     Çin uluslararası hukuka aykırı olarak Doğu Türkistan’da yapmış olduğu tüm hak ihlali uygulamalarının hesabını uluslararası mahkemelerde vermeli, bunun için İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) uluslararası toplumu, Gambiya-Myanmar örnekliğinde olduğu gibi acil göreve davet etmelidir. Başta İslam ülkeleri olmak üzere hak ve hukuka, insan haklarına riayet eden bütün ülkeler konunun takipçisi olmalıdırlar.
3-     Sivil Toplum Kuruluşlarının Doğu Türkistan’ı ziyaret etmeleri sağlanmalı. Bu ziyaretler doğal ve durum tespiti yapılabilecek ortamlarda gerçekleştirilmelidir. Bölgede iletişim kurulacak kişilerin ziyaret sonrasında başlarına bir şey gelmeyeceği garanti altına alınmalıdır.
4-     Tüm dünyadaki vicdan sahipleri, Çin hukuksuz uygulamalarına son verinceye kadar Çin mallarını BOYKOT etmelidir.
5-     Çin dünya çapında sadece ekonomik hamleleriyle değil aynı zamanda lobi faaliyetleriyle de dikkat çekmektedir. Çin’in kirli lobi faaliyetlerine dikkat etmek gerekmektedir.
6-     Çin’in insanlık dışı hukuksuz uygulamaları tüm dünyada yüksek sesle duyurulmalıdır.
Çin Hükümetine:
7-     Çin, kendi yasalarına ve taraf olduğu uluslararası antlaşmalara aykırı olan Politik Eğitim Kamplarını hemen kapatmalı ve bu kamplarda isteği dışında tutulan insanların maddi-manevi zararları karşılanmalıdır.
8-     Doğu Türkistan’da devam edegelen demografik değişikliklere son vermeli, Uygurlardan müsadere edilen toprak ve mülkler iade edilmelidir.
9-     Doğu Türkistan‘da yaşayan Uygurların yurtdışına seyahat yasağı ve yurtdışındaki Doğu Türkistanlıların memleketlerine dönüş ve akraba ziyareti engeli kaldırılmalıdır.
10-   Yurtdışında akrabası olanlara yönelik denetim ve gözetim kaldırılmalı, para gönderme, posta, telefon, haberleşme engeli kaldırılarak en temel haklardan olan iletişim ve haber alma özgürlüğü sağlanmalıdır.
11-   Uygurların şahsi bilgisayar ve cep telefonlarını gerekçesiz kontrol etme uygulaması kaldırılmalıdır.
12-   Uygurların evlerine yönelik gerçekleştirilen gerekçesiz baskınlar ve Uygur-Çinli ‘zorunlu akraba’ ya da ‘ikiz aile’ uygulamasına derhal son verilmelidir.
13-   İnanç ve ibadetlere, giyim kuşam ve örf adetlere yönelik yasaklar bir an evvel kaldırılmalı, camiler ve tüm ibadethaneler olması gerektiği gibi özgür olmalıdır.
14-   Dil, kültür ve eğitimin önündeki engeller kaldırılmalı, Uygurlar ana dilde eğitim yapabilmeli, tarihi eserler, kitap ve kütüphaneler korunmalı, okullar ve üniversiteler erişilebilir olmalıdır.
15-   Ekonomik baskılar, gerekçesiz vergiler ve el koymalar, Uygur kızların uzak bölgelere işçi olarak zorunlu gönderimleri son bulmalı, devlet dairelerinde ve iş bulma hususunda Uygurlara Çinlilerle eşit rekabet imkanı oluşturulmalı, bölgeye ait zenginlikler halkın refahı için kullanılmalıdır.
16-   Seyahat özgürlüğü, evlilik, helal gıdaya erişim ve benzeri haklar iade edilmelidir.” dedi.





Artvin'in Arhavi ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralandı.
Rize'den Artvin istikametine seyir etmekte olan ticari araç Arhavi Tüneli'nde önünde giden tıra arkadan çarptı.
Edinilen bilgiye göre sabah 05.00 sularında meydana gelen kazada araç hurdaya dönerken, araç içinde bulunan Burak Yıldırım olay yerinde hayatını kaybetti.
Sürücü Recep Ali Yıldırım ise yaralı olarak araçtan çıkartıldı.
 Kazada hayatını kaybeden Burak Yıldırım'ın Rize'nin Kalkandere ilçesi Belediye Başkanı Kenan Yıldırım'ın yeğeni olduğu öğrenildi.




Hastalıklara davetiye çıkaran soğuk hava aktarların yüzünü güldürdü.
Havaların soğumasıyla meydana gelen hastalıklara bitkisel çözüm arayanlar, aktarların yolunu tutuyor. Artvin’deki aktarlarda en çok ıhlamur ve yüksek yaylalarında yetişen altın otu bitkisini tüketiliyor.
Havaların soğuması ile birlikte gribal enfeksiyonlarda artışı olduğu Artvin'de, vatandaşların aktarlara ilgisi de arttı. Alternatif tıp olarak görülen aktarlar da soğuk havalar ile birlikte işlerinin arttığına belirterek, müşteriler genelde ıhlamur, ada çayı, yeşil çay ve altın otu bitkilerini satın aldığını söylüyor.
Artvin esnaflarından 15 yılıdır aktar işiyle uğraşan Selahattin Arslan (64) mesleğinin babadan gelme olduğunu ifade etti. Arslan, "Önceden aktarlar yoktu. Babam köyde şifalı otlarla ilgilenirdi. Onlardan ilaç yapardı köydeki insanların ağrılarını giderirdi. Bizimki de babadan kalan bir merak. Ağrı kesici özelliği olduğundan papatya, boğaz ağrıları için ada çayı boğaz iltihapları için ıhlamur, taş ve kum dökülmesine yardımcı olan altın otu bitkisi en çok tercih edilen bitkiler" dedi.
Fiyatların ilaçlara göre uygun olduğu ifadeden Arslan, "Vatandaşlara verdin ürünün faydasını görmek mutluluk verici" diye konuştu.





Artvin merkeze bağlı Kalburlu köyünde sürülerini otlatan Resul Çoruh (65), kayalıklardan uçuruma yuvarlanarak hayatını kaybetti.
Edinilen bilgiye göre, Resul Çoruh sabahın erken saatlerinde oğlu Emre Çoruh ile birlikte hayvanlarını otlatmaya götürdü. Kayalık bir bölgede sürüsünün otlatan Çoruh, henüz belirlenmeyen bir nedenle 60 metrelik bir uçuruma yuvarlandı. Durumu fark eden oğlu Emre Çoruh, jandarmaya olayı bildirdi.
İhbar üzerine olayın gerçekleştiği Artvin – Yusufeli karayolu üzerinde bulunan ‘Deriner 4’ tünelinin üst tarafında ki bölgeye AFAD, Artvin Belediyesi İtfaiyesi, Jandarma ve 112 Acil servis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, Çoruh'un olay yerinde yaşamını kaybettiğini tespit etti.
Çoruh'un cesedi AFAD, jandarma ve itfaiye ekiplerince bulunduğu yerden Artvin- Yusufeli kara yoluna indirilerek Artvin Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.




ARTVİN - RİZE HAVALİMANIN YÜZDE 52'Sİ TAMAMLANDI
Dolgu çalışmalarının yüzde 52'si tamamlanan Artvin – Rize Havalimanı inşaat çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Türkiye'nin Ordu-Giresun Havaalanı'ndan sonra denize dolgu yapılarak inşa edilen 2. havalimanı olacak Artvin - Rize hava alanında 3 kilometre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde pist yapılıyor.
Dolgu çalışmalarına 2017 yılının şubat ayında başlayan ve 2022 yılının Ocak ayında bitmesi planlanan havalimanı inşaatında 300 civarında iş makinası ve 660 işçi 24 saat aralıksız çalışıyor.
Artvin – Rize Havaalanı inşaatında 2 adet taş ocağından dolgu için malzeme taşınıyor. Dolgu alanında sadece taş, toprak, kaya gibi dolgu malzemesi kullanılmamakla beraber günlük 30 adet üretilebilen, toplam ağırlığı 45 ton olan beton x bloklarının da içerisine yer aldığı malzemeler ile günde 120 bin ton dolgu işlemi yapılıyor.
Dolgu işlemi sadece iş makineleriyle bu iş için özel dizayn edilmiş gemilerle gerçekleştiriliyor.
 7 bin 300 metre mendirek ile önce akıntı en aza indirilerek dolgu işlemi yapılıyor. İşin yüzde 90'lık kısmını kapsayan 2 milyon 600 bin metrekare toplam dolgu alanında 85 milyon 500 bin ton dolgu yapılması planlanıyor.
Üst yapı ihalesi biten Rize-Artvin Havalimanı'nda inşaatın bitimiyle de 500 kişinin istihdam edileceği düşünülürken Artvin ve Rize turizmine de büyük katkı sağlaması amaçlanıyor.





Artvin’de yolcu minibüsü ile otomobil çarpıştı 7 kişi yaralı.
Artvin’de şehir içi yolcu minibüsü ve otomobilin çarpıştığı trafik kazasında 7 kişi yaralandı.
Artvin şehir merkezindeki terminal yolu üzerinde meydana gelen trafik kazasında Feridun A. ’ın kullandığı 08 D 0023 plakalı şehir için yolcu minibüsü ile Onur Ç. ’in kullandığı 08 AAD 638 plakalı otomobil çarpıştı.
Kazada araç sürücüleri Feridun ve Onur’un yanı sıra minibüste bulunan 5 kişi yaralandı
Olay yerine gelen 112 acil servis ekiplerince Artvin Devlet Hastanesine götürülen yaralıların hayatı tehlikesinin olmadığı öğrenildi.
Öte yandan kaza sonra şehir içi dolmuşçular kooperatif başkanı Remzi Yıldız kaza yerine giderek yaralılar hakkında ilgililerden bilgi aldı.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.