2020

. Dünyanın en yaşlı armut ağacı 1 mayıs 112 116 yaşında koronayı yendi 19 Mayıs 23 nisan 7 Mart abdurrezzak Canpolat ac kalan kurtlar şehre indi Adliye Haberleri afad ahmet biber aile hekimliği ak part artvin AK Parti akarsu akülü sandalye alt yapı ambulans ana okulu Anaokulu öğretmeni Anne antalya Aquapark araba ardahan Ardanuç ardanuç cehennem deresi kanyonu Ardanuç haber Arhavi Arhavi haber arhavi spor armut ağacı artso Artvin artvin haber Artvin Adliye Artvin AK Parti artvin belediye başkanı Artvin belediyesi Artvin Çoruh Üniversitesi artvin de kar artvin deprem artvin devlet hastanesi Artvin Doğa Gezginleri Artvin Doğa Yürüyüşü artvin doğalgaz artvin döner korona artvin günlük koronavirüs tablosu artvin haber artvin ibrahim ince Artvin İl Emniyet Müdürü artvin kar artvin kaza artvin korona Artvin kurtuluşu artvin medya Artvin Rize Havaalanı artvin ses artvin seyahat Artvin sınır kapısı artvin trafik kazası artvin valiliği artvin valisi artvin valisi yılmaz doruk Artvinedair aşağı koyunlu atama atatepe atatepe atlayış AV tüfeği Av.Şenol Alpaslan aydın tüfekçioğlu ayı ayı yola indi otomobil çarptı bahar kalkanı harekatı bahcesaray Bahçesaray bal ligi Baraj Basın basın açıklaması batum bazgiret şelale Bebek belediye meclis toplantısı berber berella resim atölyesi berta Bi'Sos boğa güreşleri Borçka Borçka haber Borçka Karagöl borçka karagöl sonbahar Büşra Keleş cam ağacı can atan Cankurtaran cemiyet cengiz koçak cerattepe cevdet agduman cezaevi CHP chp artvin chp il yönetimi cığ corona virüsü covip19 covit 19 cumhurbaşkanı erdoğan Çatı Çökmesi çaylık yangını Çevre Çevre ve Şehircilik Bakanı çığ Çin çoban çoruh nehri Çöp Damar Köyü darp davulcu demi Demirhan Elçin demokrat parti deniz Deniz üzerine havaalanı deprem deriner barajı devic sendromu devlet hastanesi diploma disk Doğa doğal yaşam doğalgaz doğu türkistan doğum günü dokumacilar dolgu dolmuş dolu yağısı dsi duvar çöktü duvar yapımı Duyurular Düğün EFOR spor salonu eğitimsen eğlence ekoturzim elektrikli araba emekli Emniyet müdürü enelli rampası engelli ercan tektaş Erkan Balta erzurum Etkinlikler evde kal Eyüp Aytekin facia Fahrettin Koca fahrettin tilki Fahri Acar fatih kıran Fatih Tahtalı Fatih Tahtalı Kimdir fatih tüysüz fatma akyüz fehmi er Ferdi Toy Festival fırıncı filyasyon firari Firma Rehberi Fotoğraflar futbol Gazeteci gazi ortaokulu genclik spor gençlik ve spor müdürlüğü Gezi gizem ece Gökçen ailesi gökkuşağı Gönüllü görme engelli Gösteri Merkezi güncelleme gündem gürcistan güvenlik hakan bakır hakan yavuz halk eğitim halk oyunları hanlı hes projesi hasan altoprak Hava Durumu HAVALAR SOĞUDU AKTARLAR YAŞADI havalimanı hayvan severler haziran helikopter heyelan hıfzısıha Hopa hopa arama kurtarma Hopa Devlet Hastanesi Hopa haber hopak hopaspor ibrahim ince içişleri bakanlığı içme suyu idlip iftar il başkanı il özel idaresi iletişim ilişki intihar irfan akalın İsrafil Kışla istifa istiklal marşı isveç iş kur işçi alımı itfaiye İtfaiye jandarma Jandarma Albay Mustafa Kılınç kaçak kaçak sigara kafes Kafkasör kamil koç kamyon kano kanser kar kar tatili kar yağışı kara yolu karaca karadeniz karadeniz bölgesi karantina karantine karayolu kaymakam Kaymakam Musa Göktaş Kaza kemal uçkun Kemalpaşa kesk kıvır 19 kızılay Kocaeli konser korenavirüs korona korona son durum korona testi korona virüsü koronavirüs koyun koyun kuzu buluşması köpek KÖŞEYAZILARI köy yolu köydes kuraklık kurban bayramı Kurt Kutlama kuzu kyk Limak maden makedonya marant maske mavi yemiş Mehmet Selvi melice özşeker Meme memleket hareketi memur sen merkez meteoroloji Mevsim MHP Artvin Milletvekili milli eğitim müdürü fahri acar muharrem ince Murat Kurum Muratlı barajı Muratlı Sınır Kapısı Murgul murgul haber Mustafa Sıtkı bilgin Müzikler narkotik navigasyon nazlı çelikdemir nöbet offroad okul okul güvenlik okul yıkım kararı okullar tatil opiza ordu Ordu Giresun orman bölge müdürlüğü orman yangını orta okul osman akyürek öğrenci öğretmen ölü ölüm Özen Akçam özşeker ailesi yardım bekliyor palyanço pandemi Pazar personel alımı piknik masası polis polis bilgilendirme polis yaralandı Ramazan Ramazan Bayramı ramazan bayramı mesajı ramazan pidesi recep tayyip erdoğan rektör atama Rize rüzgar Sağlık Sağlık Bakanı sağlık bakanlığı sağlık çalışanı sağlık il müdürü sağlık ocağı sağlık sen sağlıkcı sahara sahra çadırı sandık sarıkamış sarıkamış destanı sarıkamış harekatı sarp Sarp Sınır Kapısı satranc seçim Sel selahattin arslan serdar Kılınç sessiz çığlık silâh silivrispor Sinan Ergen sinan özkaya Sinema Rehberi Soğuk hava Sokağa çıkma yasağı sokak köpekleri son dakika Sonbahar spor stk ziyaret su sorunu Süheyla Köse süleyman soylu Süt Şavşat şavşat haber Şavşat Karagöl Şavşat Sonbahar şehit şenol alpaslan Şifa aktar şimşek şizofren taş ocağı Tatil tavuk döner tedbir paketi tedbirler tedbirli düğün tehsis tekerlekli sandalye tenis test sayısı THOF tır kuyrukları TMMOB togg tolga gül Trabzon trafik trafik haftası trafik kazası tursit tünel türk bayrağı türkiye Türkiye Şampiyonası typ güvenlik typ güvenlik süreklilik istiyor typ özel güvenlik uçurum Uğur Bayraktutan Vali vali doruk vali yılmaz doruk van vefa sosyal destek grubu vefat Videolar vuslat whatsapp whatsapp çöktümü wingsuit Yağış yağmur yamaç paraşütü yangın yanıklı köyü yaralı yardım yardım sever yayla Yeni Yerleşim yerli otomobil yıldırım Yılmaz Doruk yoğun bakım ünitesi yol Yusufeli yusufeli barajı yusufeli haber yusufeli yerleşim yeri yücel satıral Yüksel Kantar yüzme havuzu zararlı böcek zeki alkan zincirleme kaza Ziyaretçi

 


ARTVİN’DE KORKUTAN YANGIN

Artvin´in Borçka ilçesine bağlı Zorlu köyünde bir kereste doğrama atölyesinde çıkan yangın da bir ahır ve bir merekte kullanılamaz hale geldi.
Zorlu köyünde Ahmet Özbayrak, Süleyman Özbayrak ve Enver Özbayrak’a ait kereste doğrama atölyesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.
Rüzgarında etkisiyle kısa sürede alevler, atölyenin hemen bitişiğinde bulunan ahır ve mereğe sıçradı.
Yangına vatandaşların ve itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle çevredeki evlere sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.
Yangında atölye,ahır ve merek tamamen yanarken, can kaybı olmadı.
Yangında büyük bir maddi hasar meydana geldi.


 


Artvin’de Koronavirüs yasakları nedeniyle düğün yapamayan çift, 1 saatlik özel izin alarak dünya evine girdi.

Gelin Fatma Özçelik, hayalini kurduğu gelinliği bir saatlik giymenin mutluluğunu yaşadı.

Artvin'de evlenme kararı alan Fatma Özçelik ve Ali Erdem çifti, korona virüs tedbirleri çerçevesinde düğün yapamayınca yetkililerden 1 saat izin alarak dünya evine girdiler. 1 saatlik olsa bile gelinlik giymek isteyen Fatma Özçelik, hayali kurduğu gelinliğini giymenin mutluluğunu yaşadı.

Artan vakalar nedeniyle Koronavirüs tedbirleri kapsamında düğün ve nikah törenleri yasaklanınca Fatma Özçelik ve Ali Erdem çifti, planladıkları düğün törenini yapamadılar. Baba ocağından gelinliğiyle çıkma isteyen Fatma Özçelik,  Valilik tarafından verilen 1 saatlik özel izin ve az sayıda davetliyle düğün merasimini gerçekleştirdiler.

Sayılı davetliler eşliğinde, sosyal mesafe ve maske kuralına uygun bir şekilde gerçekleşen düğünde, yöreye özgü örf ve adetler eşliğinde gelin baba ocağından gelinliğiyle çıkartılarak gelin arabasıyla eşinin evine gitti.

Öte yandan çiftin düğünleri kışa denk gelince, Fotoğraf Sanatçısı ve Düğün Fotoğrafçısı Hasan Avcı tarafından   gelin ve damadın dış mekân fotoğraf çekimleri doğal güzelliğiyle ünlü Borçka Karagöl'ün karla kaplı muhteşem doğasında yapıldı. 



 İller Bankası ve Artvin Belediyesince ortaklaşa kontrolünün yapılacağı, 500 günde tamamlanması planlanan,  Artvin Belediyesi İçme Suyu ve Kanalizasyon şehir içi şebeke hattı yapım işinin yer teslimi yapıldı.


Artvin Belediyesinin şehrin gelecek 50 yılını planladığı, içme suyu ve kanalizasyon şebeke hattı yapım işinin ilk adımını atarak, yüklenici firmaya yer teslimi yaptı.

Artvin Belediyesi İçme Suyu ve Kanalizasyon şebeke hattı yapım işinin yaklaşık maliyeti 31 milyon 302 bin 723 lira iken  20 milyon 566 bin 044 lira olarak İller Bankası tarafından ihale edildi.  

Proje yapım süresi olarak 500 günde tamamlanması planlanan, Artvin Belediyesi İçme Suyu ve Kanalizasyon şebeke hattı yapım işi kapsamında; Kafkasör ve Atmaca mevkilerinde Kanalizasyon şebekesi, Artvin Kapalı Cezaevi, eski Köprübaşı mevkii arasında mevcut kanalizasyon hattının yenilenmesi, İskebe Deresine akan kanalizasyon sularının şebeke hattına alınması ve şehrin birçok muhtelif yerlerinde yetersiz kalan Kanalizasyon hatları yenilenmiş olacak.

İçme suyu şebeke hattı yapım projesinde ise; depolar arası iletim hatları ve maslakların tamamı yenilenecek, kapasiteleri artırılacak, muhtelif yerlerdeki şebekeler ve bağlantılar yenilenecek ve şimdiye kadar el yordamı ile yapılan kontroller daha modern bir şekilde otomasyon sistemiyle gerçekleştirilecek.

Yer Teslimi Yapıldı

İller Bankası ve Artvin Belediyesince ortaklaşa kontrolünün yapılacağı, 500 günde tamamlanması planlanan,  Artvin Belediyesi İçme Suyu ve Kanalizasyon şehir içi şebeke hattı yapım işinin yer teslimi yapıldı.

Yer tesliminde; İller Bankası Trabzon Yapım Uygulamaları Müdiresi Elif Pul ve Teknik Uzman Mustafa Eldemir, Belediye Fen İşleri Müdür Vekili Ahmet Soysal ve uygulama sorumlusu Özlem Yavuz, Yüklenici firma Ensar İnş. Tic. Ltd. Şti yetkilisi Mehmet Ensarioğlu, bir araya gelerek projenin uygulanacağı yerleri gözlemleyip inceledikten sonra, Belediye Başkanı Demirhan Elçin’i makamında ziyaret ederek projenin imzaları karşılıklı atıldı.

Yer tesliminin imza töreninde konuşan Artvin Belediye Başkanı Demirhan Elçin; Artvin’in 50 yıllık geleceğini planladıklarını kanalizasyon ve içme suyu hatlarının bu kapsamda yenilediklerini söyledi.

Başkan Elçin; “Göreve geldiğimiz günden beri şehir merkezimizin yağmur suyu kanalları gibi bir çok noktasının alt yapısını yeniledik, fakat Artvin’imizin bir çok noktasında Kanalizasyon ve İçme Suyu şebekesi ile ilgili sorunların devam ettiğini tespit ettik.  Şehrimizin Kafkasör ve Atmaca mevkilerinde Kanalizasyon şebekesi şimdiye kadar hiç yapılmamış, bu bölgelerde foseptik çukurları ve iptidai yöntemlerle, çağdışı uygulamalarla kanalizasyon hizmeti veriliyordu. Bunların yerine sıfırdan modern kanalizasyon hattı yapacağız. Ayrıca İskebe Deresine ilkel bir şekilde akan Kanalizasyon suları da yapılacak olan bu çalışma ile bertaraf edilerek, o bölgedeki yaşayan hemşehrilerimizin sorunları çözülmüş olunacaktır. Şehrin birçok muhtelif yerlerinde kapasitesi yetmeyen, mevcut kanalizasyon hattının yetersiz olması nedeniyle, arıza ve benzeri sorunlara yol açtığı gibi, çirkin ve sağlıksız durum meydana geliyordu bu projemizi tamamladığımızda bu sorun artık tarihin tozlu raflarında kalacak.

Aynı şekilde İçme suyu şebeke hattı yapım  projesinde ise ; depolar arası iletim hatları ve maslakların tamamı yenilenecek, kapasiteleri artırılacak, muhtelif yerlerdeki şebekeler ve bağlantılar yenilenecek ve şimdiye kadar el yordamı ile yapılan kontroller daha modern bir şekilde otomasyon sistemiyle gerçekleştirerek, çok önemli bir hizmeti daha yerine getirmiş olacağız.

Hemşehrilerimize, sorunsuz ve kaliteli musluktan akan suyu içebileceği,  su hizmeti sunacağız.

Artvin için heyecanlanıyor, Artvin İçin Çalışıyoruz, Projelerimizin tüm hemşehrilermize hayırlı olmasını diliyorum." dedi. 



Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu: "Kış ve ilkbahar da kurak geçerse ülkemiz için su sorunu çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkacak"

Artvin'de Deriner Barajı'nda su seviyesi 40 metre düştü asırlık köy bir kez daha ortaya çıktı. Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu, son 40 yılın en kurak sonbahar mevsimini yaşandığını belirterek "Kış ve ilkbahar da kurak geçerse ülkemiz için su sorunu çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkacak" dedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, son üç aylık ve 2020 Kasım ayı kuraklık durumu ile ilgili resmi internet sitesi üzerinden haritalar yayınladı. Yayınlanan haritalara göre, Türkiye'nin önemli bir bölümünün yağış almadığı ve şiddetli kuraklık yaşandığı görüldü. Yağışların giderek azalması büyük bir kuraklık tehdidi oluştururken, uzmanlar bu konu ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu, son 3 aylık periyotta özellikle ülkemizde çok ciddi bir kuraklık yaşandığını söyledi.

Tükfekçioğlu "Ortalama metrekareye 140 kg yağış düşmesi gerekirken, yaklaşık 65 kg yağış düşmüş. Ülkemiz genelinde bir değerlendirme yaptığımız zaman. Yüzde 53 civarında sonbaharda düşmesi gereken yağışlarda azalma söz konusu buda tabi çok ciddi bir rakam. Bunun biraz daha detayına baktığımız zaman, İç Anadolu'da en ciddi azalma yağışta yaklaşık yüzde 60'a varan bir azalma söz konusu. Diğer taraftan Ege ve Karadeniz'e baktığımız zaman son 40 yılın en kurak mevsimini geçiriyor. Bunlar çok ciddi kuraklık rakamları. Eğer bu şekilde kuraklık devam ederse yani kış ve baharda kurak geçerse ülkemiz için su sorunu çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkacak ondan dolayı biz şimdiden önlem almamız gerekiyor" dedi.Doğu Karadeniz Bölgesi'nin ülkemizin en yağışlı bölgesi olmasına rağmen ortalamanın altında sonbaharda yağış düştüğüne dikkat çeken Tükfekçioğlu "Bu kuraklık her 15-20 yılda bir ülkeleri dünyamızı etkiliyor ama iklim değişimiyle beraber kuraklığın sıklığı şiddeti ve süresi biraz daha uzuyor, gözüküyor bizim gözlemlerimize göre. Dünya genelinde böyle bir durum söz konusu" diye konuştu.

 Baraj Su Seviyesi Düştü Asırlık Köy Gün Yüzüne Çıktı

Artvin'de bulunan Çoruh Nehri üzerinde 249 metre gövde yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek barajı olma özelliğine sahip Deriner Barajı'nın mevsim geçişleri nedeniyle yağışlar az olunca, su seviyesi 40 metre düştü. Baraj gölü dolayısıyla daha önce su altında kalan Yusufeli ilçesi Narlı köyünün eski yerleşim yeri, her yıl olduğu gibi bu yılda sular çekilince yeniden yüzeye çıktı. Ortaya çıkan manzarada cami, okul ve evlerin yıllar sonra yeniden görüntülendi.

 



 Artvin'den Yüreklere dokunan görüntü

Artvin'in Arhavi ilçesi mobeselere yansıyan bu görüntüler Türk Polisinin ne kadar şevkatli olduğunu birkez daha gün yüzüne çıkardı.

Kucağında uyuya kalmış çocuğuyla birlikte evine gitmek için yürüyen baba, devriye atan polisler tarafından evine bırakıldı.

Olay Arhavi ilçe merkezinde meydana geldi. Akşam saatlerinde kucağında çocuğuyla birlikte evine doğru yürüyen adamım yanında polis arabası durdu. Polis memuru, kucağında çocuğu olan adama eve kadar bırakabilece söylerek araca binmesini istedi.

Polislerin ısrarı üzerine araca binen adam evine kadar götürüldü.

Soğuk havada çocuğun üşümesine gönlü razı olmayan polis ekipleri vatandaşların her daim yanlarında olduklarını bir kez daha göstermiş oldu.




 

 Yakalandığı Koronavirüs nedeniyle bir süredir evinde karantina altına alınan 116 yaşındaki Fatma Akyüz, Koronavirüsü yendi. 

Artvin Merkeze bağlı Dokuzoğul köyünde yaşayan Fatma Akyüz, bir süre önce rahatsızlandı. Çocukları tarafından Artvin Devlet Hastanesine getirilen Akyüz'e, Kovid-19 teşhisi konuldu.

Tedbir amaçlı bir gün hastanede gözetim altına tutulan Akyüz'ün tedavisine daha sonra evinde devam edildi. Akyüz, tedavisinin tamamlanmasının ardından eski sağlığına kavuştu.

Akyüz, kızı Şengül Atun'un Çarşı Mahallesi'ndeki evinde kalan Akyüz, bir süre Bursa'daki çocuklarının yanında kaldığını, oradan köyüne döndükten sonra da rahatsızlandığını söyledi.

Şikayetleri artınca hastaneye gittiğini anlatan Akyüz, "Bir gün hastanede tedavi gördüm. Hastanede kalamadım, eve gitmek istedim. Evde çocuklarım bana baktı, çok şükür iyileştim." dedi.

Akyüz, hastalık sürecinde çok iştahsız olduğunu vurgulayarak, "Soğan, turşu, marul gibi yiyeceklerle beslendim. Çok ağrı çekmedim, çok ağrım olsaydı dayanamazdım. Şimdi çok şükür kendi ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum. Bana bakan çocuklarımdan Allah razı olsun." dedi.

Fatma Akyüz'ün kızı Şengül Atun ise annesinin hastalığı yenmesinin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Annesinde sadece öksürüğün geçmediğini dile getiren Atun, "Kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Annem 116 yaşında, 11 çocuğu, 31 torunu, 38 de torununun çocuğu var. Annem 116 yaşında koronavirüs hastalığına yakalandı. Annem bu hastalıktan Allah'ın izniyle kurtuldu." ifadelerini kullandı.

Atun, hastalıkla mücadele eden herkese şifa dileyerek, "Kurallara uyalım, temizliğe dikkat edelim, maske takalım, bu illetten hep birlikte kurtulalım." dedi.


 



 


28 Köy İbaresi Tamamen Gerçek Dışıdır

Son günlerde aleyhlerine bilinçli olarak olumsuz algı oluşturma ve şirketi yıpratma gayeli yapılan yayınlar üzerine Akyurt Şirketler Grubu tarafından basına ve kamuoyuna bir açıklama gönderildi. Yapılan açıklamada iddia edildiği gibi şirketin Artvin hudutlarında başka bir HES projesinin bulunmadığının altı çizildi.

Yapılan açıklamanın başlangıcında projeye ilişkin bilgi verilirken, “Son zamanlarda bazı basın organlarında ve sosyal medya platformlarında grubumuza ait Akyurt Enerji Üretim A.Ş. ve bu şirket tarafından 2010 yılında satın alınan ve bütün yasal prosedürleri, izin, onay ve raporlama işlemleri bu süre içinde tamamlanarak inşaatına başlanmış olan Hanlı regülatörü ve HES projesi ile ilgili olarak Artvin Kamuoyunu meşgul eden haber ve yorumlar yer almaktadır. Artvin kamuoyunu doğru ve eksiksiz bilgilendirmek amacıyla bu açıklamanın tarafımızdan yapılması zorunlu olmuştur.

Artvin’de Hanlı regülatörü ve HES projesi dışında şirketimizin herhangi bir projesi bulunmamaktadır. Öncelikle belirtilmesi gereken husus, bu projenin Ülkemizde ilgili resmi Kurum ve Kuruluşların öteden beri ihale edip, ön prosedürlerini tamamlatıp, inşaatının yapımını kontrol ederek işletmeye aldırdığı yaklaşık 2500 adet HES projesinden birisidir; Artvin’de yaklaşık 100 adet, Şavşat’ta yaklaşık 11 adet HES projesi yapılmış ya da yapılmaya devam etmektedir.

Şirketimiz Hanlı HES projesini, proje sahasının muhatabı olan Hanlı ve Kireçli köylerinde yapılan ön görüşmelerde, vatandaşlarımız tarafından talep edilmesi üzerine, 2017 yılında revize fizibilite hazırlatarak ilgili kuruluşların onayı ile 1650 kotundan 1440 kotuna kaydırmış ve köy merkezinden uzaklaştırmıştır. 2018 yılında ÇED Olumlu kararı alınıp ilan edilmiş ve başvuru süresi Mart 2018 tarihinde sona eren dava açma süresi içinde herhangi bir itiraz ve/veya dava açılması söz konusu olmamıştır. Bunun üzerine şirket projenin türbin, jeneratör ve diğer elektromekanik teçhizatını satın almış ve inşaat, mekanik ve elektrik projelerini yaptırmıştır” denildi.

Açıklamanın devamında ÇED sürecine ilişkinde bilgilendirmede bulunulurken; “ Ancak dava açma süresi 8 ay geçtikten sonra, proje etki sahasında bulunmayan ve 15 km uzaktaki yerleşim yerlerinde yaşayan kişiler tarafından dava açılmıştır. Şirketimiz dava süreci devam ederken, dava dilekçesinde itiraza konu olan tüm hususları ortadan kaldıran nitelikte ikinci revize fizibiliteyi hazırlatmış, 2019 yılında ilgili Kurumlardan onaylarını almış ve bu yeni proje formülasyonuna göre yeni ÇED başvurusu yapmıştır. Projenin eski versiyonuna ait ÇED Olumlu kararı Mahkeme tarafından heyetin çoğunluk kararı ile iptal edilmiş ve Danıştay’da temyiz süreci başlatılmış olduğu dönemde, projenin yeni ÇED belgesi onay süreci tamamlanmıştır; bu tamamen tesadüften ibarettir.

Hanlı HES projesinin inşaat alanında kalması nedeniyle kesilmesi gerekecek toplam orman emvali, ilgili resmi kuruluş teknik heyetinin incelemesi ve tespitleri sonucu 20 m3 olarak, yani 14 adet küçük kuturlu ağaç olarak belirlenmiştir. “Orman katliamı yapıldı.” denilerek yaptırılan haber tamamen gerçek dışı olup, o habere konu inşaat kazısı, 230 m2 alana kurulacak santral binası için şirkete 49 yıllığına tapulandırılmış olan hazine arazinde yapılan temel açma sırasında gerçekleşen nebati toprak kaldırma çalışmasıdır ve buradan çıkan 2 traktör kasasına sığan dal ve çalılar komşu çayırlığın sahibine ve temizlik çalışmasını yapan işçiye bedelsiz olarak verilmiştir” denildi.

Projeden etkilenecek 28 Köy ibaresi tamamen gerçek dışıdır

Şirket tarafından yapılan açıklamanın devamında Hanlı HES ile ilgili algı oluşturma amaçlı olarak 28 Köyün projeden etkileneceğine dayalı iddiaların tamamen gerçek dışı olduğu dile getirildi. Açıklamanın devamında; “ Hanlı HES projesi etki alanı 2 köy sınırlarında (Hanlı Köyü ve Kireçli Köyü) kalmakta olup, aynı zamanda bu iki köyün merkezlerinden de uzaktadır.

1440 m. ile 1190 m. kotları arasında inşa edilmekte olan projenin Mansap Su Hakları Raporu onaylıdır; proje alanından alınmakta olan hiç bir içmesuyu hattı yoktur; regülatörün üst kısmından yalnızca Arpalı Köyünün bir mahallesine küçük bir ark ile sulama suyu alınmakta olup, bu hattın bir bölümü de şirketimiz tarafından 300’lük koruge boru kullanılarak iyileştirilmiştir. Bunun dışında sulama suyu alınan herhangi bir yer de bulunmamaktadır. “28 köyün etkilendiği” iddiası tamamen gerçek dışı olup, algı yönetimi için kullanılan bir yalandır.

Akyurt Şirketler Grubu, 1959 yılından beri üç kuşak boyunca tarım, inşaat, imalat, turizm ve üretim alanlarında faaliyet gösteren bir gruptur. Akyurt Şirketler Grubu bugüne kadar hastane, dispanser, okul, turistik tesis ile çok sayıda konut projesi gibi üst yapı işleri, duble karayolu yapımı , karayolu tüneli inşaası ve işletme tesisleri yapımı, HES ve GES inşaatları yapımı gibi alt yapı işleri ile HES ve GES gibi üretim santralleri inşa ve işletmesini yapmış ve yapmaya devam eden, fırsat verilen her alanda Türk Milletinin hizmetinde, ülke ekonomisine faydalı, üretken, istihdama katkı veren ve onurlu bir mücadelenin içinde olan bir gruptur.

Yargısız infaza konu edilmeye çalışılan Sayın Selahattin AKYURT şirketimiz Akyurt Enerji Üretim A.Ş.’nde hissedar değildir; kaldı ki, şirket ortağı olması konusunda yasal bir engel de bulunmamaktadır.

Biz Türk Milletine, Türk Devletine ve Türk Yurduna yararlı olmak ve onurlu duruşumuzu sürdürmek konusundaki azmimizi koruyacağız; Hanlı regülatörü ve HES projesinin yapılması hususunda olumlu yaklaşım gösterilmesi gibi, olumsuz yaklaşım gösterilmesi de demokratik bir hak iken, bu itirazların az sayıda bazı kişiler tarafından emek, ekmek ve itibar düşmanlığına dönüştürülmüş olması sonucuna yol açan, karalama, iftira ve haksız isnatlarına karşı her türlü yargısal girişimi de karalılıkla sürdüreceğiz.

Böylesi bir gündemin konusu olmaktan dolayı duyduğumuz elem ve üzüntüyü belirterek, Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla arz ederiz” ifadelerine yer verildi.

 


Artvin Valisi Yılmaz Doruk başkanlığında toplanan Hıfzıssıhha Kurulu salgının kentte yayılmasını önlemek amacıyla birçok tedbir aldı.

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın bilim kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamaya göre son 15 günde Koronavirüs vakasının %100’e yakın oradan da vaka artışının yaşandığı illerden birisi de Artvin’di. Valilik bu durumun önüne geçmek için Türkiye geneli uygulanan karalara ek olarak yerel de yeni tedbirler almayı kararlaştırdı.  

Sosyal izolasyonu sağlamak, fiziki mesafeyi koruma ve hastalığın yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla alınan ek kurallar ve önlemler arasında kurumlara girişte HES kodu uygulaması zorunluluğu getirilirken bir köyde 14 gün süreyle karantinaya alındı.  

Valiliğin tarafından yapılan yazılı açıklamada; “TYÇP kapsamında Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı kurumlarda çalışan temizlik personelleri ile güvenlik görevlilerinin Sağlık Müdürlüğüne bağlı il genelindeki tüm sağlık kurum ve kuruluşlarının ihtiyacına göre vardiyalı çalıştırılmak üzere Sağlık Müdürlüğü emrine görevlendirilebilmelerine,

Vatandaş sirkülasyonunun yoğun olarak görüldüğü Artvin Valiliği, Artvin İl Özel İdaresi, PTT Şubeleri, Orman Bölge Müdürlüğü ve Artvin Belediyesi’ne girişlerde HES Kodu sorgulaması yapılmasına, HES Kodu olmayan vatandaşlarımızın HES Kodu almalarına yardımcı olunmasına,

Okul idarecilerinin okullarının bulunduğu bölgelerde Covid-19 ile mücadelede sorumluluk üstlenmesine,

Öğretmenlerin; öğrencilerine ve öğrenci velilerine çeşitli vasıtalar ile ulaşarak Covid-19 ile mücadelede alınacak tedbir ile ilgili bilgilendirme faaliyeti yapmasına,

İlimiz Aşağımaden Köyünün 26.11.2020 tarihi saat 00:00’dan itibaren 14 gün boyunca karantina altına alınmasına ve İl Jandarma Komutanlığınca ivedi olarak gerekli tedbirlerin koordine edilmesine”

Alınan bu kararların Artvin il genelinde eksiksiz olarak uygulanmasına, kararlara uymayanlar hakkında İl İdaresi Kanunu’nun 66’ncı maddesi, Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 282’inci maddesi gereğince idari para cezası verilmesine karar verildi.

 


Artvin'de polis ekipleri stant açarak KADES uygulamasını tanıttı

Artvin Emniyet Müdürlüğü, "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" kapsamında Kadın Destek Uygulamasının (KADES) tanıtımı ve farkındalığın artırılmasına yönelik stant açtı.
Milli İrade Meydanı'ndaki stantta ekipler, kadınlara KADES'i anlatıp şiddetle mücadele konusunda bilgi vererek, broşür ve maske dağıttı.
Standı gezen Vali Yılmaz Doruk ve eşi Meral Doruk'a, İl Emniyet Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amiri Komiser Yardımcısı Mihriban Yılmaz yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Yılmaz, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında şiddete karşı toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Çalışmalar kapsamında il merkezindeki mahalle muhtarlarını ziyaret etiklerini belirten Yılmaz, "Özellikle şiddet olaylarında daha bilinçli davranarak kolluk mercileri ile irtibat halinde olmalarını istedik. Ayrıca KADES uygulaması hakkında tanıtım yapılarak mahallelerindeki kadınlarımıza akıllı telefonlara bu uygulamayı indirmeleri için bilgilendirme yaptık." dedi.
Yılmaz, kadınları bilinçlendirmek amacıyla il genelinde vatandaşın yoğun olduğu kamu kurum ve kuruluşları, alışveriş merkezleri, dükkanları ve muhtarlıkları ziyaret ederek toplamda 800 KADES afiş ve broşürlerini dağıttıklarını ve yüz yüze kadınlara tanıtım yaptıklarını kaydetti.
Standı, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen ve eşi Derya Ergen ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Şentürk Ağırbaş'ın yanı sıra vatandaşlar ziyaret etti.







 


Artvin’de odunlukta çıkan yangında bir kişi can verdi

Artvin’de 5 katlı apartmanın odunluk bölümünde meydana gelen yangında, bir kişi yanarak can verdi.

Edinilen bilgiye göre Artvin’de, Orta Mahalle Miralay Şükrübey caddesinde bulunan 5 katlı bir apartmanın odunluk bölümünde bilinmeyen bir nedenle sabah saatlerin yangın meydana geldi.

İhbar üzerine olay yerine Artvin Belediyesi itfaiye, polis ve 112 Acil Servis ekibi sevk edildi. Alevleri kısa sürede söndüren itfaiye ekipleri, odunlukta bulunan T. Şimşek (47) isimli vatandaşın yanarak can verdiğini tespit etti. Olayın ardından T. Şimşek’in cesedi otopsi için adli tıp morguna kaldırılırken, olayla ilgili inceleme başlatıldığı öğrenildi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artan vakaların ardından yeni tedbirlerin ele alındığı Kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Tedarik ve üretim zincirleri aksamayacak şekilde saat 10-20 saatleri dışında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak. Okullar dönem sonuna uzaktan eğitime devam edecek" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın yaptığı açıklamada; “Terörle mücadeleden ekonomideki hedeflerimize kadar bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Özgürlük ve güvenlik kavramlarının birbirine karşı değil, birbirini tamamlayacak şekilde hayat bulmasını sağlamakta kararlıyız. 1 milyon 350 bin kişinin hayatına mal olan koronavirüs salgını tüm dünyada yayılmaya devam ediyor. Bu en büyük salgının önüne geçecek kesin bir çare henüz bulunamadı.

AŞI ÇALIŞMALARI

Aşı çalışmalarında ümit verici gelişmeler yaşanmakla birlikte tehdit artarak sürüyor. Sonbaharla birlikte yeniden tırmanışa geçen hasta ve ölüm sayıları, Avrupa'da ve dünyanın çok yerinde tedbirlerin sıkılaştırılmasının sonucunu doğurdu. Ülkemizde İstanbul başta olmak üzere kimi şehirlerde hasta ve ölü sayılarına dikkatli olmamız gerekiyor.

Şayet salgının seyri tırmanışını sürdürürse hepimiz için can acıtıcı neticelere yol açan tedbirlerin tekrar gündeme gelmesi kaçınılmaz hale gelir. Salgınla mücadeleyi ekonomimizi ayakta tutarak başarıya ulaştırmak hedefimiz var. Sanayici, ihracatçı, esnaftan işçiye kadar ihtiyaç duyan her kesime destek veriyoruz.

Milletimizden salgınla mücadele kararlarına uymalarında daha fazla katkı ve hassasiyet bekliyoruz. Yaşanan sıkıntıların elbette farkındayız. Amacımız ülkemizi bir an önce bu salgın illetinden kurtararak tüm enerjimizi hedeflerimize ulaşmaya hasretmektir.

YENİ TEDBİRLER HAYATA GEÇECEK

Kabine toplantımızda yapılan istişareler sonucunda yeni tedbirleri hayata geçirmeye karar verdik.

Hafta sonları tedarik ve üretim zincirleri aksamayacak şekilde 10.00 ile 20.00 arası sokağa çıkma kısıtlaması, ara tatilinde eğitim yılsonuna kadar eğitim online sürdürülecek. 65 yaş üstü çalışanlar hariç uygulaması 20 yaş altına teşmil edilecek.

 

AVM'LERİN DE ÇALIŞMA SAATLERİ KISITLANDI

Alışveriş yerleri, berberler, restoranlar saat 10.00 ile 20.00 arası açık kalacak. Sinemalar yıl sonuna kadar kapalı kalacak. Restoranlarda sadece paket servisi yapacak. Kıraathanelere bir süre ara verilecek. Tüm spor müsabakaları seyircisiz oynanacak. Şehirlerimizin ana cadde ve meydanlarındaki sigara içme yasağı sürecek.

"HIFZISIHHA KURULLARI UYGULAMALARI GENİŞLETEBİLECEK"

İl hıfzısıhha kurulları bu uygulamayı genişletebilecek. Tüm bu hususlarla ilgili ayrıntılar İçişleri Bakanlığımızın genelgesinde yer alacak. Hep birlikte fedakarlık yaparak inşallah bu salgın musibetinin üstesinden gelerek sağlıklı ve huzurlu şekilde geleceğe bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu duygularla bir kez daha sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla."

 


Hanlı’nın Suyuna Sahip Çıkıyoruz diyerek Hanlı’ya Ait Suya El Koymaya Çalışıyorlar

Hanlı Köyü Muhtarı Cemal Demiral’dan Şok İddialar

Artvin’in Şavşat ilçesinde Hanlı Vadisi’nde yapılmak istenen Hanlı Regülatörü ve HES Projesi gündemde iken Hanlı Köyü Muhtarı Cemal Demiral’dan şok bir iddia gündeme bomba gibi düştü. Hanlı Köyü Muhtarı Cemal Demiral, gazeteci Tolga Gül’e verdiği özel demeçte bu iddiayı açıklarken, “ Hanlı Vadisi’nde HES’e karşı çıkıyoruz. Hanlı’nın suyunu ve bölgenin suyunu koruyoruz diye ortalığı ayağa kaldıranlar 2019 yılında bizim içme suyu almak için Karagöl’den 3 kilometre yukarıdaki Yukarı Yayla’dan aldığımız içme suyu projesine karşı çıkmak için bizi mahkemeye verdiler. Ardanuç tarafında köyler Hanlı HES’ten etkilenecekler diye yaygara koparıyorlar ancak Karagöl’den Ardanuç tarafına su almak için devletin imkanları ile Karagöl’de kazı yaparak Hanlı Vadisi’nin suyunu aldılar. Şimdi sulara sahip çıkıyoruz, diyorlar” şeklinde şok bir iddiayı gündeme getirdi. 

Hanlı Regülatörü ve HES tartışmaları ilimizin gündeminde yer alırken, Hanlı Köyü Muhtarı Cemal Demiral tarafından şok bir iddia gündeme bomba gibi düştü. Bu iddiaya göre Hanlı vadisinin suyuna sahip çıkıyoruz diyenlerin Hanlı Köyü’nün bizzat öz hakkı olan içme ve sulama suyunu getirmesine karşı çıkan köyler olduğu ileri sürüldü. 2019 yılında Hanlı Köyü Muhtarlığı tarafından başlatılan Karagöl’den 3 kilometre yukarıda bulunan Yukarı yayladan aldıkları içme suyuna 3 köyün karşı çıkarak Hanlı Köyü Muhtarlığı’nı dava ettikleri bilgisine ulaşıldı. Konuyla ilgili araştırmalar gerçekleştiren Gazeteci Tolga Gül’e özel açıklamalarda bulunan Hanlı Köyü Muhtarı Cemal Demiral, suya sahip çıkıyoruz diyenlerin Hanlı’nın öz hakkı olan içme suyunun Hanlı’ya gelmesine müsaade vermeyen köyler olduğunu açıkladı. 

Hanlı Vadisi’nin Suyuna Sahip Çıkıyoruz Diyenler Önce Bizim Suyumuza Neden Karşı Çıktıklarını Açıklasınlar!

Hanlı Köyü Muhtarı Cemal Demiral, Tolga Gül’e yaptığı açıklamada; “ Bizim bugün suyumuza sahip çıkıyoruz diyenler iki yıldır bizi mahkeme süreci ile uğraştırıyorlar. Karagöl’ün yaklaşık 3 kilometre yukarısından 2019 yılında Yukarı Yayla dediğimiz yerden köye içme suyu getirmek istedik. Köy halkından para topladık. Köyümüzün sulama suyu var ancak içme suyu yetmiyordu. O bölgeden köyümüze açık kanal ile gelen bir su var idi. Bu suyu kapalı kanal boru yöntemi ile getirmek için çalışmaya başladık. Yayla da bizim hudutlarımızdadır, Karagöl’de yine bizim hudutlarımızdadır. Sulama suyuna ihtiyaç olmadığı için açık geliyordu. Kanalla gelirdi bu sefer köydeki vatandaşların aynı sulama kanalındaki suyu kapalı boruya aldık. 2019, 9’uncu ayında başladık. Yayladan köye 14 kilometre kapalı boruyla kazıya başladık. 2019 yılında  165 Bin TL masraf yaptık. 2020 yılında yeniden köylüden para toplayarak kalan çalışmayı bitirmek için kazı çalışmasını devam ettirdik. Kanal açarak boru kuyulayarak kanal yoluyla getirdik. Kapalı sisteme döndüğü için havalandırma depolar yaptırdık. Hem içme hemde sulama suyu oldu. 4-5 kilometre boru ve kazma işi bitti. Bu yıl dinlendirmeye bırakacağız. 2021 yılında köyümüze içme suyu kazandırmış olacağız. Bugün Hanlı Vadisi’nin suyunu koruyoruz diyenlerin Karaağaç, Üzümlü, Muhoban köyleri bizim çalışmamızı durdurmak için bize karşı 2019 yılında dava açtılar. Artvin’den tapu kadastrodan keşfe çıkıldı. Ardahan’da jeoloji bilirkişi geldi. Şavşat’tan hakim geldi. İhtiyadi tedbir kararı istemişlerdi, talep reddedildi. İşimize devam ettik. Tekrar üst mahkemeye yani Bölge idare mahkemesine verdiler. Bölge Mahkemede bunları reddetti” dedi.

Hanlı Vadisi’nin Suyuna Sahip Çıkıyoruz Diyenler Karagöl’den Ardanuç’un Köylerine Bizim Suyumuzu Götürdüler

Cemal Demiral’ın iddiaları bununla da kalmadı. Hanlı Muhtarı Cemal Demiral, Hanlı vadisinin son dönemlerde suyunun azalmasının asıl sebebinin Ardanuç tarafındaki köylere Karagöl'den’su götürülmesi olduğunu ifade etti. Muhtar Demiral; “ Hanlı Vadisine akan Karagöl’den gelen su kaynakları var idi. Bugün bizi mahkemeye veren köyler, geçtiğimiz yıl Karagöl’e devletin makinesini çıkararak kanal kazdırdılar. Hatta makine orada mahsur kaldı, sonra bir başka makine ile makine kurtarılabildi. Hanlı deresi HES yapılma işi olunca bu köyler Karagöl de bizim meramızda ve bizim hudutlarımızda. Bunların sulama suyu vardı. Senenin 3 ayında o miktarda su götürebiliyorlar. Hepsini değil akarın bir bölümünü ancak alabilirlerdi ve o da senede 3 ay. Bu su Hanlı Deresi’ne akıyor. Mahsul zamanı bu gölden alınan su 3 köye gidebilir denildi. Devamlı Hanlı Deresi’ne akacak diye mahkeme kararı var. Hanlı’da HES yapılınca Savaş Köyü, Karagöl’deki sulama suları harkları ile devletin makinesini götürdüler ve makine orada kaldı. Bunlar suyun yönünü değiştirerek bizim vadi yerine hem Ardanuç tarafına hem de bizim Hanlı deresinden çok uzakta olan bu 3 köye suyun gitmesini sağladılar. Bizim vadinin susuz kalmasını sağladılar. Bugün 28 köy etkileniyor diyorlar ama asıl su sıkıntısının yaşanmasının nedeni bunların Karagöl’de yaptıkları çalışmadılar. Bakın Hanlı Vadisi’nin devamında bir Susuz köyü var. Susuz köyünde de bir HES yapılmıştı. Vadideki su eksilince Susuz Köyü’nün HES’i yapan firma ile bu köyler mahkemelik oldular. Hanlı Vadisine bugün su akmıyor. Bu köylerin ve Ardanuç’taki köylerin bizim vadiden su almalarından kaynaklı. Bugün diyorlar ki gelin siz de bu HES’e karşı çıkın. Ben de diyorum ki; bizim önce suyumuzu verin. Vadinin suyunu başka köylerin hele de Ardanuç’un köylerinin almasının önüne geçin daha sonra HES’e karşı olup olmamayı konuşalım. Bölge susuz kalmış ise zaten sizin yüzünüzden kaldı. Şimdi ben sizinle birlikte neden HES’e karşı çıkayım. Nasıl sizin sözlerinize inanalım. Vadinin suyunu asıl kesen sizsiniz. 28 Köy diyorlar ama etkilenen 28 köy diye bir şey yok. Hanlı’nın vadisinde bir HES yapılacak ise ve etkilenecek isek biz etkileneceğiz. Bizim adımıza konuşanlar önce bizim bir suyumuzu versinler” diyerek iddialarını dile getirdi. 

Yapılan bu açıklama da Hanlı vadisinde HES tartışması değil, Hanlı’nın kendi hakkı olan suyun o vadide olmayan köylere suyun götürülmesinin tartışması olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı. 



 

Artvin'de yapımı tamamlandığında çift eğrilikli beton kemer kategorisinde Türkiye'nin birinci, dünyanın üçüncü en yüksek barajı olacak Yusufeli Barajı ve HES'te 247 metre gövde yüksekliğine ulaşıldı.

DSİ 26. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Yusufeli Barajı ve HES Projesi'nde gövde betonu dökülmesi çalışmalarının aralıksız devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, 275 metreyle çift eğrilikli beton kemer kategorisinde Türkiye'nin birinci, dünyanın üçüncü en yüksek barajı olacak Yusufeli Barajı'nda 247 metre gövde yüksekliğine ulaşıldığı belirtilerek, baraj gövdesine dökülen beton miktarının ise 3 milyon 747 bin 203 metreküp olduğu aktarıldı.

Türk mühendis ve işçisinin alın teriyle Artvin'in 70 kilometre güney batısında, Yusufeli ilçesine 8 kilometre mesafede Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen barajın, 558 megavatlık kurulu gücüyle yılda 1 milyar 888 milyon kilovatsaat enerji üreteceği kaydedildi.

  

Çalışmalar hakkında bilgi veren Devlet Su İşleri Yusufeli Barajı Proje Müdürü Sezai Yıldız ; “Yusufeli Barajı 2012 yılında sözleşmesi imzalanarak inşaat çalışmalarına başlandı. Yaklaşık 9 yıldır derivasyon imalatı kazı çalışmalarının akabinde baraj gövde imalatı ve ünite bazlı diğer baraj imalatlarına devam etmekteyiz.

Toplam beton hacmimiz 4 milyon 100 bin metreküp şuanda 3 milyon 700 bin metreküp gövde beton imalatını tamamlamış durumdayız.24 saat vardiya esasına göre aralıksız çalışmalarımız devam etmektedir.

Yusufeli barajının gövde imalatının yanında farklı ünitelerde de çalışmalarımız devam ediyor. Tüneller, dolu savak imalatlarımız, şalt binası imalatlarımız, enerji kırıcı havuzu imalatlarımız ve bu kadar hummalı çalışmanın faydaya dönüşeceği santral binası imalatlarımız da şu anda 24 saat vardiya esasına göre çalışmalarımız devam etmekte.

Santral binasında şuanda biz %98 betonarme imalatlarımızı bitirmiş durumdayız aynı zamanda betonarme imalatlarının paralelinde elektro mekanik imalatlarımızda montaj çalışmalarına devam ediliyor bu elektro mekanik imalatlar türbin ve jeneratör imalatları olmak üzere fiziki olarak %50’i geçmiş durumdayız. Onlarda tamamlandığında kurulu gücü 558 megavat bir tesisimiz oluşacaktır. Tamamlandığında Türkiye’nin en yükseği olacak Yusufeli Barajı tamamen yerli ve milli imkanlarla devam etmekte ve tamamlanması planlanmaktadır. Çalışan işçisinden mühendisine operatörüne kadar tamamı Türk işçi ve mühendislerinden oluşmaktadır. “

 

Haber : Fatih Tüysüz / artvinedair.com


 


Artvin’de faaliyetlerini sürdüren STK temsilcileri, ilimizde devam eden Doğalgaz ve yol çalışması nedeniyle esnaf ve vatandaşlardan gelen talep üzerine ilgili kurum amirlerini ziyaret ettiler.

Artvin’de bir süredir devam eden doğalgaz çalışması ve buna bağlı yol çalışması nedeniyle vatandaşlar ve esnaflardan gelen talep ve şikayetler üzerine Artvin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Seçkin Kurt, Artvin Esnaf ve Sanatkâralar Odaları Birliği Başkanı Hakkı Seyhan, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Şeref Öngüner, 33. Nolu Minibüsçüler ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Remzi Yıldız, hizmet noktasında ilgili kurumları ziyaret etti.

Başta Artvin Valisi Yılmaz Doruk ve Artvin Belediye Başkanı Demrihan Elçin olmak üzere, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Akmercan Artvin Doğalgaz Bölge Müdürü Akif Gümüşçıbık’ı ziyaret eden STK temsilcileri vatandaşların endişelerini kendilerine aktardı. Çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi alan STK temsilcileri, yaptıkları görüşmelerin ardından ortak bir basın metni yayınlandı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.

Artvin halkı ve esnaflarımızdan bize gelen talep ve şikayetler üzerine hizmet noktasında ilgili paydaş kurumların temsilcilerini ziyaret ettik. Kendilerine özelikle esnaflarımızın pandemi nedeniyle zaten zor günler geçirdiğini, yapılan doğalgaz ve yol çalışmasının uzaması kendilerine bir kat daha zorluk yaşattığını ifade ettik.

Ayrıca vatandaşların çalışmaların neden uzadığını ve ne zaman biteceği konusunda kafalarında oluşan soru işaretlerinin olduğunu söyledik.

Yaptığımız görüşmeler neticesinde, her farklı kurum kendi alanında bilgiler verdi. Şehir içindeki Halkevi caddesi üzerinde bulunan çalışma şehir trafiğini alternatif olarak farklı bir güzergahtan verilemediği için bu çalışma 3’e bölündüğü belirtildi. Buda trafik akışının farklı bir yoldan sağlanmadığı için gecikmelere sebep olduğu söyledi.

Şehir içi çalışmalar bu ay sonu itibariyle tamamlanıyor

Şuana kadar 2,5 kilometre hat döşenmiş olup, şehir için doğalgaz çalışmaları kapsamında, hafta başı itibariyle bina bağlantıları bir haftalık doğal gaz şirketi tarafından tamamlanarak, ardından üst yapı çalışmaları yapılması için Artvin Belediyesine teslim edilecek. Artvin Belediyesi ise 20 günlük çalışma sonrasında yollarımız eskisinden daha güzel bir hal kazanmış olacak.

Çalışmalar Neden Gece Devam Etmiyor ?

Gece neden çalışma gerçekleşmiyor soruları bize sıkça geliyor. Bununla ilgili yaptığımız araştırmada doğal gaz şirketinin yaptığı çalışmalarda çelik boruların gece teknik anlamda daha zor ve güvensiz olduğunu için çalışmalar gündüz sürüyor. Bu nedenle çalışmalar gündüz yapılması gerekiyor.

Bu anlamda kurumlarla yaptığımız görüşmede ortak kanı şudur ki, Artvin halkının esnaflarımızın biraz daha sabırlı olması. Kısa süre içinde tamamlanacak olan çalışmalar ardından yollarımızın eskisinden daha güzel olacağını ifade etmek istiyoruz. Bu nedenle başta şehrimize hizmet eden Artvin Valimiz Yılmaz Doruk’a Artvin Belediye Başkanımız Demirhan Elçin’e, güvenliğimizi sağlayan İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen’e, Akmercan Artvin Doğalgaz Bölge Müdürü Akif Gümüşçıbık’a ve bu kurumların değerli çalışanlarına teşekkür ediyoruz.

Ayrıca sabırla ve titizlikle çalışmaları takip eden Artvin halkına saygılarımız iletiyoruz. Her şey daha güzel Artvin için” ifadelerine yer verildi.







 


Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’ne İlişkin Ortaya Atılan İddialar Yerinde İnceledi

Hanlı Projesi’ne İlişkin İddiaların Gerçek Olmadığı Ortaya Çıktı

Artvin’in Şavşat ilçesi Hanlı Köyü’nün yaklaşık 1 km altında Hanlı-Arpalı Deresi üzerinde Akyurt Enerji Üretim A.Ş. tarafından gerçekleştirilecek Hanlı Regülatörü ve HES Projesi gerek Şavşat gerekse de il genelinde bir çok tartışmalara konu edildi. Artvin’de 1999-2002 yılları arasında Valilik yapan Selahattin Akyurt’un endüstri mühendisi olan çocuğunun şirketin sahibi olması tartışmaları boyutlandırdı. Bazı çevrelerin projeye karşı çıkma gerekçesi olarak ileri sürdüğü, projenin yapımından Şavşat ve Ardanuç ilçesinde toplam 28 köyün olumsuz etkileneceği, bölgenin susuz kalacağı ve gerek sulama, gerekse de içme suyu kaynaklarının yok olacağı, bölgedeki tarım alanları ile birlikte ormanlık alanlarından yok edileceği yönündeki iddialar yerel ve ulusal basında konu edildi. Artvin ve ilçelerinde çevre hassasiyetinin hat safhada olduğunu bilen bir takım çevreler de, bu bilgilerden yola çıkarak vatandaşların bu hassasiyeti üzerinden eski Vali Selahattin Akyurt üzerinden projeyi tartışmaya açtılar.

Konu bu derece derin mevzulara ilerlerken bizler de gazetecilik etik kuralları çerçevesinde Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’ni gerek resmi evraklar üzerinden ve gerekse de bölgede incelemeler yaparak projeye ilişkin tüm ortaya atılan iddiaların gerçek olup olmadığını ortaya çıkaran bir haber hazırladık. Ve maalesef haberimizde de ortaya koyduğumuz üzere Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’ne ilişkin iddiaların tamamının asılsız olduğu, bölge halkının, bölgedeki tarım ve orman alanlarının olumsuz etkilenmesinden ziyade bizzat bölge halkı, tarım ve orman alanları, sulama ve içme suyu kaynakları düşünülerek hazırlanan, bir çok kez değişikliğe gidilerek minimum çevre zararı ile maksimum faydalanma yolu izlenerek belki de ilimizde ve ülkemizdeki en akılcı ve mantıklı HES Projelerinden birine imza atılmaya çalışılmış. Tartışmaların önemli bir bölümünün aslında projeye dayalı değil eski Vali Selahattin Akyurt üzerinden gidilerek bizzat hedef saptırılma çabası içerisinde olunduğu görülürken, bu haberimiz ile birlikte gerek kamuoyunda gerekse de basında konuşulan tüm asılsız iddiaların gündemden kalkacağı inancı ile çok ses getirecek haberimizi yayınlıyoruz. Haberimizde gündeme atılan tüm iddiaları tek tek belirterek bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ise her bir başlıkta aktararak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlamayı amaçlayacağız. İşte Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’ne ilişkin ortaya atılan iddialar ve bu iddiaların gerçek olmadığını gösteren neden ve belgeler ve de bilgiler:

İddia 1: Hanlı Regülatörü ve HES Projesi 28 Köyü olumsuz etkileyecek. Bu bölgedeki tarım alanları, sulama ve içme su kaynakları yok olacak.

 

Hanlı HES’in 28 Köyü Değil Hiçbir Köyü Doğrudan ya da Dolaylı Olarak Etkilemesi Bulunduğu Kotlar İtibariyle Mümkün Değil

Hanlı Regülatörü ve HES Projesi, Hanlı ve Kireçli köyleri sınırları içinde kalmaktadır. Hanlı Köy Merkezi’nin 1 kilometre aşağısından ve 1.440 rakımda Hanlı ve Çamlıca’dan gelen derelerinin birleştiği bölgede kurulacak regülatör ile hayata geçirilmesi planlanıyor; santral binası ise 1.190 kotundadır. ÇED raporunda bu noktada açıklamalar bulunuluyor. Akyurt Enerji Üretim A.Ş aleyhine, Rize İdare Mahkemesi’ne 2018 yılında açılan davalarda da bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’nin Hanlı ve Kireçli köylerinin hudutlarında kaldığı belirtilmiştir. İddialarda bahsi geçen diğer 28 köy ise gerek mesafe gerekse de su alma noktasında hiçbir şekilde etkilememektedir. Savaş Köyü ve çevresindeki Dalkırmaz Köyü, Çiftlik Köyü ve Üzümlü Köyü gibi köyler ise sulama suyunu 2.850 kotlardan yaylalardaki karagöller bölgesinden yıllardan beridir almaya devam etmektedir. Hanlı HES ile hiçbir ilgisi yoktur; HES ile ilgisi olabilecek olan yalnızca Arpalı köyüne, regülatörün kurulduğu bölgeden yaklaşık 200 metre yukarıdan alınan sulama suyu kanalı şirket tarafından yeni konulan borularla yenilenmiş ve bu köye giden sulama suyunun da Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’nden olumsuz etkilenmesi mümkün değil.

İddia 2: Hanlı, Kireçli ve Karaağaç Köylerinde Tarım Alanları Susuz Kalacak

 

Hanlı HES Hiçbir Köyün İçerisinden Geçmiyor

Biz gazete olarak bölgeyi ziyaret ettiğimizde gördük ki, söz konusu HES Projesi’nin etkilenebileceği toplam köy adeti 3 olur iken bu köylerinden hiçbirinde de direk olarak ne bir tarım arazisine, ne de bir sulama suyu bölgesine yakınlık bulunmakta. Hanlı HES, Hanlı Köyü’nden 1 kilometre aşağıda, Kireçli köyünün ise sadece hudutlarından geçmekte. Ayrıca Hanlı HES’in kullanacağı su, dere yatağının kenarından toprak altına döşenecek yaklaşık 3 kilometre cebri boruyla taşındıktan sonra tribüne aktarılarak elektrik enerjisine çevrildikten sonra yine dere yatağına bırakılacak. Dere yatağına yeniden bırakılan suyun, aktığı bölgedeki civar köylerini susuz bırakma şansı teknik olarak da mümkün değil. İddia edildiği üzere HES’in kurulduğu bölgeden aşağıda bulunan köylerin susuz kalması imkansız olduğu gibi, regülatörün rakım bakımından 1440 rakımda bulunması sebebiyle bu rakımın üzerindeki hiçbir köyü doğrudan veya dolaylı etkilemesi de imkansız görünüyor. Ayrıca projenin son revize edilmiş haliyle Hanlı deresinin kıyısından cebri boruyla gelecek olması nedeniyle, dere yatağında borunun geçeceği kadar bir alanda yapılacak kazı çalışmasının yanı sıra herhangi bir kazı çalışmaları yapılmayacak olması da çevrenin olumsuz etkilenmesinin önüne geçecek. Ayrıca 80’lik cebri boru ile alınacak su miktarı mevcut dere yatağında ki su miktarının yaklaşık yüzde 30’una tekabül etmekte. Bu sebeple alınacak suyun bu bölgeleri susuz bırakma şansı bulunmuyor. Kanun gereği dere yatağına bırakılması gereken can suyu miktarının çok ama çok fazla miktarından dere yatağına su bırakılacak olması bölgede su sıkıntısı çekilmemesi anlamına geliyor. Dere yatağının 1440 rakımından alınan su 1190 rakımına indirilirken, Hanlı ve Kireçli köylerinin alt kısımlarında dere yatağının bulunduğu alandan, kayalık bölgeden geçecek. Bu bölgede de herhangi bir tarım alanı veya içme suyu alım noktası bulunmadığı için bu köylerin içme veya sulama suyu açısından da olumsuz etkilenmesi mümkün değil.

İddia 3: Yaylalardaki karagöllerden su alınacak ve bölgeden içme ve sulama su kaynakları yok olacak.

 


Karagöl Bölgesinden Su Alınması Teknik Olarak Da Kanunen De Mümkün Değil

Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’ne ilişkin olarak yapılan en önemli eleştirilerden biride Hanlı Köyü’nden yaklaşık 1400 rakım daha yüksekte ve 13 km. yukarısında bulunan Karagöllerden su alınacağına dair iddialar gerçeği kesinlikle yansıtmıyor. Karagöllerin bulunduğu bölge Hanlı ve Kireçli Köylerinden yaklaşık 1300 ile 1400 metre daha yüksek rakımda bulunuyor. Bahsedilen Karagöller bölgesinin rakımı ise 2850. Regülatörün kurulacağı alan ile Karagöller bölgesinin bulunduğu alan arasında 1400 metre rakımdan daha fazla bir yükseklik ve 13 km. mesafe bulunuyor. Hanlı Regülatörü’nün kurulacağı alanın rakımı ise 1440. Teknik olarak bu bölgedeki karagöllerden Hanlı Regülatörü ve HES için yaklaşık 1300 metre yüksekten su alma imkanı bulunmamaktadır. Kaldı ki, kanunen de içme suyu veya sulama suyu daha önce alınmış olan su kaynaklarından yani kadim hakların mevcut olduğu sulardan HES için DSİ Genel Müdürlüğü ile yapılan Su Kullanım Hakkı Anlaşmasında bahsedilmiş ve bu sulara dokunulmayacağı karar altına alınmış. Buna dair tüm HES Projelerinde Su Kullanma İzni alınması için yapılan sözleşmelerde maddeler bulunmakta ve bu sebeple su alınması kanunen mümkün olmamakta. Aksi takdirde su kullanma hakkının iptaline kadar giden cezai işlemler uygulanabilmekte. Şirketlerin yaptığı sözleşmelerde devlet gerek duyduğu noktada içme suyu için sonradan ihtiyaç doğması halinde, gerekli gördüğü hallerde HES firmalarına tahsis edilen suyu dahi alabileceği konusu DSİ ile şirketin yaptığı Su Kullanım Hakkı Anlaşmada hüküm altına alınmıştır. Konu içme suyu olunca DSİ şirkete tahsis edilen suya da müdahale ederek, suyun bir kısmını veya tamamını da ihtiyaca binaen alma hakkına sahip bulunmakta. Toparlayacak olursak Karagöller bölgesinden çeşitli köylere yıllardan beri zaten su alınmaktadır. Hanlı HES projesi bu bölge ile hiç ilgisi olmayan 13 km aşağıda yapılacak bir projedir. Ardanuç bölgesinde ve Şavşat ilçe hudutlarında bu bölgeden içme ve sulama suyu alınan köylerin su ihtiyaçlarının kaybolması ya da zarar görmesi yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğu gazetemiz tarafından da tespit edilmiştir.

 

İddia 4: Orman katliamı yaşanacak. Bölgede çok fazla ağaç kesimi yapılacak.

120 m2 santral binası yeri için 340 metre karelik hazine arazisinde ağaç kesimi yapılmıştır. Kesilen ağaç miktarı düşük ve hiçbiri orman ağacı değil.


Diğer iddialarda olduğu gibi bu iddiayı da hassasiyetle yerinde inceleyen gazetemiz olarak bu iddianın da gerçeği yansıtmadığı gerçeğini gördük. Bölgede dere yatağı boyunca yaklaşık 3 kilometre uzunluğunda toprağa gömülü cebri boru geçecek ve geçeceği bölgenin büyük bir bölümü kayalık arazi. Ayrıca bu bölgede ağaç bulunmadığı gibi tarım alanı da yer almamakta. Cebri borunun geçeceği 1440 rakımdan 1190 rakımına kadar olan alanda tarım arazisi de bulunmamakta. Tamamı dere yatağı kenarından geçecek olan cebri boru için yapılacak kazı çalışmalarının da gerek köy tüzel kişi arazileri gerekse de vatandaş arazisini kesinlikle olumsuz etkilemesi mümkün görülmemiştir. Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’nin santral binasının yapılacağı yerde ağaç kesimi yapılmış. Bu bölgede doğal orman ağacı bulunmadığı gibi küçük ağaç ve otsu bitkiler bulunmakta. Santral binası için devletten alınan hazine arazisi miktarı 703 metre kare iken bu arazinin sadece 340 metre karesi kullanılacak. Kalan miktar yeşil alan olarak bırakılmış, bu bölgede de doğal orman bitkisi bulunmazken, bölgede kesilen ağaç miktarı da minimum civarda tutulmuş. Hanlı regülatörü ve HES projesi alanında 120 m2'lik santral (HES) binasının yapımı için 340 m2 alanda arazi temizliği ve hafriyat çalışması başlatılmış. Bu husus şirket aleyhine dava açan kişiler tarafından orman katliamı olarak takdim edilmiş. Biz gazete olarak yaptığımız incelemede böyle bir durum ile karşılaşmadık. Bölgede Orman Bölge tarafından izinli olarak özellikle orman zararlısı böceklerin zarar verdiği ağaçların temizlenmesi ve diğer ağaçlara vereceği zararın önüne geçilmesi için köylüye yaptırılan dikili kesim ise bir çok ulusal ve yerel gazetelerde ‘Hanlı HES için ağaç katliamı başladı’ şeklinde haber olarak yaptırıldı. Böylesi bir durum yok iken yapılan bu haberlerin karalama maksatlı yaptırıldığı aşikar görünüyor. 

İddia 5: Hanlı-Arpalı Deresi Susuz Kalacak

Hanlı-Arpalı Deresi’nin Susuz Kalması Mümkün Değil

Hanlı Regülatörü ve HES Projesi, Hanlı-Arpalı Deresi üzerinde 1440 rakımı ile 1190 rakımları arasında kurulacak. Proje için toplam alınacak su miktarı sucul yaşam için bırakılması gereken sudan çok daha fazlasını bırakacak miktarda belirlenmiştir. Bu miktar toplam suyun sadece yüzde 30’una tekabül ediyor. Derenin tamamen susuz kalma imkanı bulunmadığı gibi, tüm HES projelerinde yasal olarak buna izin verilmemekte ve anlık olarak DSİ tarafından akım gözlem istasyonlarından gelmekte olan su akış verileri takip edilmektedir. 1190 rakımda santralden çıkacak olan dere suyu yeniden aynı yatağına geriye bırakılacağı için derenin alt kısımlarında su azalma şansı olmadığı gibi mevcut su aynı şekilde akmaya devam edecek. Derenin susuz kalması gibi bir durum bizim gazete olarak tespitimizde de anlaşılmıştır ki gerçeği yansıtmayan bir iddiadır.

İddia 6: ÇED iptal edilecek diye yeni ÇED hazırlandı. Biri iptal olunca diğeri ortaya konuldu. 

Yeni ÇED için şirket 1.5 yıl önceden çalışma gerçekleştirdi


Bahse konu iddia ile ilgili de şirket yetkilileri ile görüştük. Yaptığımız görüşmede Hanlı regülatörü ve HES projesine ait türbin, jeneratör ve hidrolik vana için 2018 Şubat ayında ÇED Olumlu Kararı ilan edilip askıdan indiği ve aradan 30 günlük yasal dava süresi geçmesine rağmen herhangi bir itiraz olmaması görülünce sipariş edildi ve imalatı tamamlanmış olduğunu; halihazırda bunların fabrikadan sevk edilmeyi beklediğini öğrendik. Şirket aleyhine dava açma süresi geçtikten yaklaşık 1 yıl sonra (Kasım 2018 ve Şubat 2019) ÇED olumlu kararı aleyhine dava açılmış. Şirket bu dava dilekçesinde öne sürülen eleştirileri dikkate alarak yeniden revize fizibilite hazırlatıp DSİ Genel Müdürlüğüne sunmuş ve yapılan inceleme sonucu onaylanan bu yeni proje için yeniden ÇED başvurusunu yaklaşık 1.5 yıl önce yapmış. Gerek çevre gerekse de doğal yaşamı düşünerek projede revize gerçekleştirdi. Davaların açılmasında Mahkemeye verilen dilekçedeki itiraz gerekçelerini inceleyen şirket, daha o zaman DSİ Genel Müdürlüğüne gerekçe raporu vererek yeni bir revize fizibilite hazırladı. Bu yeni revize fizibilite ile itiraz konusu olan proje formülasyonu, gücünü ve yapılanmasını tamamen değiştirdi. Örneğin dava açılan şeklinde iki ayrı HES binası yapılması gerekirken revizyon sonucu bunu tek HES binasına çevirdi; dava açılan şeklinde HES II. kısmı iletim kanalı yatay olarak orman içinden ve Arpalı Köyünün bir mahallesinden geçerek yamaçta yükleme havuzuna ulaşıp yamaçtan cebri boru ile HES binasına inilmesi söz konusu iken, bu tamamen değiştirilip regülatörden itibaren dere yatağına paralel toprak altına döşenecek boru ile doğrudan HES binasına bağlanması şekline dönüştürüldü.

Bu şekildeki yeni Hanlı regülatörü ve HES projesi için yeniden ÇED başvurusu yapılıp, 2019 ve 2020 yıllarında tüm kurum görüşleri yeniden toplanmış ve hepsi olumlu olan görüşler ile proje tanıtım dosyası ve ÇED raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED Genel Müdürlüğü tarafından kabul edilerek, projenin bu yeni hali için ÇED Gerekli Değildir kararı verildi. Bu kararın verilmesi ile eski ÇED olumlu Kararına Mahkemenin verdiği iptal kararının açıklanmasına aynı tarihlere denk gelmesi sadece bir tesadüf zira yaklaşık 1.5 yıllık bir çalışmanın önceden yaptırılmış olması bu tesadüfün en büyük ispatıdır. ÇED belgesinin eskinin iptal edilmesi üzerine yenisi alınması teknik olarak mümkün değil zira bir süreç gerektirmektedir. Bu konudaki söylemler de yalan ve iftira şeklinde "Vali hukuk tanımıyor" diye çarpıtarak bazı yerel ve ulusal gazetelerde haber yaptırıldı. Oysaki ÇED iptalini isteyen de yeniden projeyi revize eden ve 2.projeyi tamamen iptal eden de şirket. Şirket burada vatandaşı ve bölgedeki doğal yaşamı düşünerek çalışma yaparken, yapılan aksi haberler sadece hedef saptırmak gayesi ile yapıldığı görülüyor.

İddia 7: Köylü HES’e karşı çıkıyor. Köylerde İsyan Var!

Köylü İçme Ve Sulama Suyumuza Dokunmazlarsa Bizce Sorun Yok

Hanlı Regülatörü ve HES Projesine ilişkin olarak ortaya atılan bir başka iddia ise HES’i etkileyen köylerde isyan olduğuna dayalı olan iddia. Bu iddiayı da yerinde araştıran gazetemiz bahse konu olan köylere de gitti. Özellikle Hanlı, Karaağaç ve Kireçli köylerine giderek burada görüşmelerde bulunurken, köylüleri dinledi. Köylülerle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde ise genel anlamda projeye ilişkin yeterli bilgi sahibi olunmadığı, bir takım iddiaların gündemde olmasına karşın projeye soğuk olmadıklarını, projenin içme ve sulama sularına zarar vermemesi durumunda uygulanabilir ve kendileri için zararlı değil aksine yararlı proje olabileceğini ifade ettiler.

Çağlar Gümüş: Su bizim için önemli. Biz HES de yapılsın, sularımıza da dokunulmasın istiyoruz


Karaağaç Köyü’nden Çağlar Gümüş verdiği röportajda; “Karaağaç köyündenim. Samsun’da ikamet ediyorum ama yazları buradayım. Karaağaç köyü şu anda HES bölgesinde değil ama Hanlı köyünü ilgilendiriyor. Yani o taraflarda sıkıntı olabilir Karagöl boğazından gelen su dere olarak Hanlı köyünden geçip gidiyor. Karaağaç köyü şu anda var olan ama sulama suyu projesini gerçekleştirmek istediğinde bu sene kuraklık da var. Eğer HES sularımıza müdahale ederse köyün yaşamını oldukça etkiler. Köprüden aşağıya akan derenin temiz bir sulama suyu için bir sulama projemiz var. HES de buna müdahale ederse köy yaşamını olumsuz yönde oldukça etkiler. Şimdi ben emekli öğretmenim enerjinin ülke için ne kadar önemli olduğunu biliyorum kalınmanın da enerjiden geçtiğini biliyorum. Bir ülke ne kadar çok kalkınmışsa o kadar elektrik tüketir. Ülkenin kalkınmasını işsizliğin son bulmasını istiyoruz. Ben bu derelerin elektrik olarak değerlendirilmesini isterim ama doğayla uyumlu olması şartıyla çevre halkını da zarara uğratmadan onların yaşamına zarar vermeden burada elektrik üretilmesini ben isterim şahsen” ifadelerini kullandı.

Dilaver Demirel: HES Bizim Köyümüzden aşağıda. Sularımıza bir müdahalesi olacağını düşünmüyorum. Sularımıza müdahale olmadıktan sonra HES’ten zarar değil yarar görebiliriz.

Hanlı Köyü’nden Dilaver Demirel ise; “ Şavşat’ta esnafım halen devam etmekteyim. Arıcılıkla uğraşıyorum, sularımız buraya akıyor şırıl şırıl. Neşeli neşeli yaşayıp gidiyoruz yani. Şu anda HES’le ilişkisi Karagöl’den gelen bir sudur bu. Karagöl’den ve bizim yaylalardan gelen bu sudur. HES’le ilgili biz köylü olarak bu suların akmasını istiyoruz kurumasını da istemiyoruz. Bizim köyümüz suya muhtaç bir köydür. Sulama suyuna, içme suyuna ihtiyacımız var. Yani bu köyün yararına olan bir şeydir ama şimdiki durumda HES’in kurulacağı yer bizim köyümüzden 4 kilometre aşağıda. Şu anda bizim köyümüze değirmen suları gelecek, içme suyunun gelmesi lazım. Bunlar engellenmeyecek artı çayırlarımıza meralarımıza gelen sularımız var bunlar sulanacak neticede bunların da kurumasını istemiyoruz. HES kurumlar, devlet ve kişiler tarafından yapılan bir şeydir yani biz buna karışamayız. HES kurulması konusunda bizim köyümüzden aşağıya kurulacak HES 4 km aşağıda orada kurulacak. HES’in Hanlı köyü olarak diyorum başka köy beni alakadar etmez. Etkilenecek olan Verane adlı bir mahallesi var, etkilenirse orası etkilenir. Onu da oranın halkına soracaksınız. Şu anda bizim bu bölgeden, çıkış bölgesinden aşağıya gelen HES’in bizim köyü etkileyecek bir durum olduğunu görmüyorum.  Diğer köyler de şu anda içme suyunu götürmüştür, sulama suyu da almışlar ama biz Hanlı köyü olarak bu arazimizin suyu geldikçe bizi etkilemez. Şu anda Karagöl’den çıkan ve bizim bölgeyi terk eden bölge hudutlarımızdan çıkan yerden HES eğer kurulmazsa santral eğer kurulmazsa köyümüze şu anda bir zararı yok. Çıkış yerinden giden bir su var şu anda bizim yaylalardan gelen bir suyumuz var bu su kurudu şu anda az bir miktarda biz o zaman çocuktuk o zaman içme suyu vardı Karagöl’den gelen sularımız vardı kullanırdık o suyu şimdi de öteki köyler suyu götürünce o su da kurudu. Eğer HES gelip de bizim bu bölgeye müdahale ederse bizim buradaki sularımızı da alırsa bizim köyümüz susuz kalır. Böyle bir durumun olacağını düşünmüyorum. Bence bizim köye zararı yok ama birkaç tane köy zarar görebilir. Karaağaç bölgesi zarar görmez o aşağıya kalıyor. Kireçli köyü, Susuz köyü, Elmalı köyü, Arpalı köyü oraya kadar iniyor. Bunun dışında bu bölgede etkilenecek yer yok. HES yapılmasını da isteriz yani burada yolumuz, köyümüz var toplum olarak yararımız olsun isteriz. Köyümüzün bazı ihtiyaçları var. Köyümüze yapılsın isteriz yani darlık çekiyoruz diğer köylerden de bizim köyümüze bir baskı var. Herkes biraz zavallı düştün mü üzerinize geliyorlar. HES için de yetkililer gelmiş almış kararlar verilmiş ona da köyün bir diyeceği yok. 

 

Eski Muhtar Asker Dede: HES Toplantılarına katılmayanlar bugün konuşuyor anlamış değilim. Bu projenin hiçbir köye bir zararı olmaz.

Hanlı Köyü’nün eski muhtarı Asker Dede ise önemli bilgiler verdi. HES’in projelendirildiği dönemde köy muhtarı olduğuna dikkat çeken Asker Dede, HES Projesinin projelendirildiği dönemlerde projeye karşı çıkmayanların bugün projeye karşı çıkmalarına anlam veremediğini belirtti. Projeyi yapan firmanın köylere zarar vermeme, içme ve sulama sularına karşı bir sıkıntı oluşturmama, çevreye ve ormana bir zarar vermeme adına projede birçok değişiklik yaptığına dikkat çekerek, projenin bugün ki haliyle hiçbir köye zararının olmayacağını ifade etti. Dede açıklamalarında; “ Emekli memurum ve bir önceki dönemde muhtardım. HES tartışmaları benim zamanımda başladı. Benim dönemimde başladı HES projesi. ÇED raporunu okuduk. O zamanlardan beri var yani bu konuşmalar. 6 yıllık bir süreci anlatıyorum. Bu toplantılar ÇED raporuyla ilgili yine toplantı yapıldı. O zaman da 15 kişi falan ancak geldi. İtiraz eden olmadı. Biz de ona göre kararımızı verdik. Görüştük ettik getirisi nedir götürüsü nedir diye. Baktık ki getirisi götürüsünden daha fazla bize bir zararı yok bizim dağlardaki mıntıkadan çıkan bir su var. Bizim sulama ve içme sularına müdahale edilmiyor. Durum böyle yani zararımızdan çok faydası olacağına inanıyorum. 28 köy burada nerede varmış da yararlanamayacakmış asla öyle bir şey yok. Burada bilgilendirilen 3-4 tane köy var. Bu köyleri de, suları da niye yok etsin ki yani yol geçmiyor aynı dereden akacak yine aynı yerde toplanılacak. Santrale verilecek ben bu söylemlere de gülüp geçiyorum yani ruhsat çıktığı zaman burada 50-100 tane ağaç kesilir onlara kimse sesini çıkarmaz ama böyle bir program olunca her kafadan bir ses çıkıyor. Benim zannımca bu işi pohpohlayan da Ardanuçlular. Ben bunları da anlamış değilim bunların dernekleri var. Ardanuç tarafı ne yapacak ki zaten sular bizim götüreceklerini götürmüşler. Yani buraları etkileyeceğini düşünmüyorum o kanaatte değilim. Yolumuza da yardımcı olurlar. Şu anda suyumuza da yani böyle işlere yardımcı olurlar, bu yardımları da bekliyoruz. Yolumuz gördüğünüz gibi kötü berbat asfalt yok yani. Yazın bu HES buraya zarar etmez. ÇED raporunda da yazar köyün sulama suyuna ihtiyacı varsa zarar vermezler yani onlar karşılanacak diye yazıyor. Devlet vatandaşına kesinlikle zarar vermez. Ben yaşanan tartışmaların ne amaçla yapıldığına anlam veremiyorum” şeklinde konuştu.

HES’e Tepkili Vatandaşın Şartı Sulara Dokunulmaması

Görüştüğümüz vatandaşlardan Ensar Köse ise HES’e tepkili vatandaşlardan. Köyü’nde HES yapılmasını istemeyen Ensar Köse’nin Hanlı HES’e ilişkin tek bir şartı var. Oda sularına dokunulmaması. Ensar Köse, HES yapılsın istemiyor fakat Hanlı Köyü’ne ve diğer köylere giden sulara dokunulmaması durumunda HES’le ilgili kararlarının olumlu olabileceğini aksi takdirde ise HES’e karşı çıkacaklarını ifade ediyor. Köye bir HES kurulacaksa mutlaka köylüye de maddi kaynak aktarılması gerektiğini belirten Ensar Köse, “ 1956 doğumluyum. Bu köyde doğmuş, bu köyde büyümüş ve yaşamış biriyim. Ben burada tarımla uğraştım ve benim bu konu ile ilgili görüşüm olumlu değil. HES’i yapacak kişilere derim ki Artvin’de bir köye gidip de orada vatandaşın halini bir dinlesinler, sorunlarımızı bizim fikrimizi vs. Şimdi kime veriyorlar o suya destek vereyim de köye kim destek veriyor. Kimde para varsa kim zenginse kimin sözü geçiyorsa o şimdi de gelmiş bu köyün hayatını çalıyorlar. İnsanların hayatını susuzluktan çalıyorlar. HES’le ilgili düşüncelerim de bir kişinin zenginleşmesi için bizde su yok gelsin bize yardım etsinler. Tarlalara sulamaya gerçek vatandaşlık istiyorlarsa öyle destek versinler. Başka sular da var orayı da para havuzu yapacaklar elektrik havuzu değil bunlar hikâye bunlar kandırmaca HES yapıldığı zaman su gerekli sadece insanın da değil hayvanın da suya ihtiyacı var. Dolara dolar eklemesinler. Biz kendi halimizle kendimize yetiyoruz. Kimse bize bulaşmasın. Eğer bu köye yapılacak bir HES varsa bu halka da pay versinler. Sularımıza kesinlikle dokunmasınlar. Köyümüze gelen suya dokunmasınlar. Köyümüze gelen ve diğer gelen sulara dokunmazlar ise o vakit HES’e bir şey demeyiz. Ben karşıyım. Şartım sularımıza kesinlikle dokunmamaları. Dokunmayacak bir proje ise oturur konuşuruz” ifadelerini kullandı.

Gelecek Sayıda Devam Edecek.



 

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.