Ekim 2020

. Dünyanın en yaşlı armut ağacı 1 mayıs 112 19 Mayıs 23 nisan 7 Mart abdurrezzak Canpolat ac kalan kurtlar şehre indi Adliye Haberleri afad ahmet biber aile hekimliği ak part artvin AK Parti akarsu akülü sandalye ambulans ana okulu Anaokulu öğretmeni Anne antalya Aquapark araba ardahan Ardanuç ardanuç cehennem deresi kanyonu Ardanuç haber Arhavi arhavi spor armut ağacı artso Artvin artvin haber Artvin Adliye Artvin AK Parti artvin belediye başkanı Artvin belediyesi Artvin Çoruh Üniversitesi artvin de kar artvin deprem artvin devlet hastanesi Artvin Doğa Gezginleri Artvin Doğa Yürüyüşü artvin doğalgaz artvin döner korona artvin günlük koronavirüs tablosu artvin haber artvin ibrahim ince Artvin İl Emniyet Müdürü artvin kaza artvin korona Artvin kurtuluşu artvin medya Artvin Rize Havaalanı artvin ses artvin seyahat Artvin sınır kapısı artvin trafik kazası artvin valiliği artvin valisi Artvinedair aşağı koyunlu atama atatepe atatepe atlayış AV tüfeği Av.Şenol Alpaslan ayı ayı yola indi otomobil çarptı bahar kalkanı harekatı bahcesaray Bahçesaray bal ligi Baraj Basın basın açıklaması batum bazgiret şelale Bebek belediye meclis toplantısı berber berta Bi'Sos boğa güreşleri Borçka Borçka haber Borçka Karagöl Büşra Keleş cam ağacı Cankurtaran cemiyet cengiz koçak cerattepe cevdet agduman cezaevi CHP chp artvin chp il yönetimi cığ corona virüsü covip19 covit 19 cumhurbaşkanı erdoğan Çatı Çökmesi çaylık yangını Çevre Çevre ve Şehircilik Bakanı çığ Çin çoban çoruh nehri Çöp Damar Köyü darp davulcu demi Demirhan Elçin demokrat parti deniz Deniz üzerine havaalanı deprem deriner barajı devic sendromu devlet hastanesi diploma disk Doğa doğal yaşam doğalgaz doğu türkistan doğum günü dokumacilar dolgu dolmuş dolu yağısı dsi Duyurular EFOR spor salonu eğitimsen eğlence ekoturzim elektrikli araba emekli Emniyet müdürü enelli rampası engelli ercan tektaş Erkan Balta erzurum Etkinlikler evde kal Eyüp Aytekin facia Fahrettin Koca fahrettin tilki Fahri Acar fatih kıran Fatih Tahtalı Fatih Tahtalı Kimdir fehmi er Ferdi Toy Festival fırıncı filyasyon firari Firma Rehberi Fotoğraflar futbol Gazeteci gazi ortaokulu genclik spor gençlik ve spor müdürlüğü Gezi gizem ece Gökçen ailesi gökkuşağı Gönüllü görme engelli Gösteri Merkezi güncelleme gündem gürcistan güvenlik hakan bakır hakan yavuz halk eğitim halk oyunları hasan altoprak Hava Durumu HAVALAR SOĞUDU AKTARLAR YAŞADI havalimanı hayvan severler haziran helikopter heyelan hıfzısıha Hopa hopa arama kurtarma Hopa Devlet Hastanesi Hopa haber hopak hopaspor ibrahim ince içişleri bakanlığı içme suyu idlip iftar il başkanı il özel idaresi iletişim ilişki intihar irfan akalın İsrafil Kışla istifa istiklal marşı isveç iş kur işçi alımı itfaiye jandarma Jandarma Albay Mustafa Kılınç kaçak Kafkasör kamil koç kamyon kano kanser kar kar tatili kar yağışı kara yolu karaca karadeniz karadeniz bölgesi karantina karantine karayolu kaymakam Kaymakam Musa Göktaş Kaza kemal uçkun Kemalpaşa kesk kıvır 19 kızılay Kocaeli konser korenavirüs korona korona son durum korona testi korona virüsü koronavirüs koyun koyun kuzu buluşması köpek KÖŞEYAZILARI köy yolu kurban bayramı Kurt Kutlama kuzu kyk Limak maden makedonya marant maske mavi yemiş Mehmet Selvi melice özşeker Meme memleket hareketi memur sen merkez meteoroloji Mevsim Milletvekili milli eğitim müdürü fahri acar muharrem ince Murat Kurum Muratlı barajı Muratlı Sınır Kapısı Murgul murgul haber Müzikler narkotik navigasyon nazlı çelikdemir nöbet offroad okul okul güvenlik okul yıkım kararı okullar tatil opiza ordu Ordu Giresun orman bölge müdürlüğü orman yangını orta okul osman akyürek öğrenci öğretmen ölü ölüm Özen Akçam özşeker ailesi yardım bekliyor palyanço pandemi Pazar personel alımı piknik masası polis polis bilgilendirme polis yaralandı Ramazan Ramazan Bayramı ramazan bayramı mesajı ramazan pidesi recep tayyip erdoğan Rize rüzgar Sağlık Sağlık Bakanı sağlık bakanlığı sağlık çalışanı sağlık il müdürü sağlık ocağı sağlık sen sağlıkcı sahara sahra çadırı sandık sarıkamış sarıkamış destanı sarıkamış harekatı sarp Sarp Sınır Kapısı satranc seçim Sel selahattin arslan sessiz çığlık silâh silivrispor Sinan Ergen sinan özkaya Sinema Rehberi Soğuk hava Sokağa çıkma yasağı sokak köpekleri son dakika Sonbahar spor su sorunu Süheyla Köse süleyman soylu Süt Şavşat şavşat haber Şavşat Karagöl Şavşat Sonbahar şehit şenol alpaslan Şifa aktar şimşek şizofren Tatil tavuk döner tedbir paketi tedbirler tehsis tekerlekli sandalye tenis test sayısı THOF tır kuyrukları TMMOB togg Trabzon trafik trafik haftası trafik kazası tursit tünel türk bayrağı türkiye Türkiye Şampiyonası typ güvenlik typ güvenlik süreklilik istiyor typ özel güvenlik uçurum Uğur Bayraktutan Vali vali doruk vali yılmaz doruk van vefa sosyal destek grubu vefat Videolar vuslat whatsapp whatsapp çöktümü wingsuit Yağış yağmur yamaç paraşütü yangın yanıklı köyü yaralı yardım yardım sever yayla Yeni Yerleşim yerli otomobil yıldırım Yılmaz Doruk yoğun bakım ünitesi yol Yusufeli yusufeli barajı yusufeli haber yusufeli yerleşim yeri yücel satıral Yüksel Kantar yüzme havuzu zararlı böcek zeki alkan zincirleme kaza Ziyaretçi

 


Artvin'de bin 500 yıllık armut ağacı tespit edildi

Artvin’de 6,5 metre çevre uzunluğu ve 2,1 metre gövde çapıyla Dünyanın ve Türkiye’nin en yaşlı ağacı tespit edildi. Yaklaşık bin 500 yaşında olduğu tahmin edilen 18,5 metre boyundaki ağaç, tescillenmesi için çalışmalar başlatıldı.
Artvin’in Murgul ilçesinde tespit edilen Türkiye´nin en geniş çaplı porsuk ağacının ardından bu kez, Şavşat ilçesi Yoncalı köyünde çevresiyle, yaşıyla dünyanın en geniş çaplı ve yaşlı armut ağacı tespit edildi.
Yoncalı Köyü sakinlerinden Gülizar Altun´a ait evin bahçesinde asırlardır meyve veren armut ağacının köy halkı tarafından korunuyor.
Artvin Çoruh Üniversitesi (AÇÜ) Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu, Türkiye'nin ve dünyanın en yaşlı armut ağacı olabileceğini söyledi.

Yoncalı köyüne gelerek armut ağacının bulunduğu alanda inceleme yapan Prof. Dr. Tüfekçioğlu, gazetecilere ağacın özellikleri hakkında bilgi verdi.
Tüfekçioğlu, ilk ölçüm ve incelemelerde ağacın boyunu 6,5 metre, gövde çapını da 2,1 metre olarak tespit ettiklerini belirterek, "Armut ağacının 1500-2 bin arasında yaşa sahip olduğunu düşünüyoruz. Ağaç bu özellikleriyle ülkemizin ve dünyanın en yaşlı armut ağacı olabilir. ABD'de 410 yaşında, Romanya'da da 610 yaşında bir armut ağacı olduğu bilgilerimizde mevcut. Buradaki ağaç dünyadaki en yaşlı armut ağacı olarak gözüküyor. Gerçekten muhteşem bir ağaç. Halen canlı ve armut vermeye devam ediyor. Burada korunmuş olması büyük bir şans." dedi.
Ağacın genetik kaynak olması noktasında çok


büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizen Tüfekçioğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu ağaçlardan tohum alma, genetik çalışmalar yapma noktasında çok önemli. Bugüne kadar tescil altına alınmış olmaması ciddi bir eksiklik. Biz de bilimsel veriler eşliğinde tescil edilip koruma altına alınması için gerekli girişimlerde bulunacağız. Bu bölge, Artvin ve Şavşat için önemli bir değer. Muhakkak korunması gerekiyor. Durumu son derece iyi, sağlıklı gözüküyor, kuruma belirtisi yok. Bu ağacı, anıt ağaç olarak tescil ettirip koruma altına aldırarak önemli bir iş yapmış olacağız. Bunun heyecanı içindeyiz."

Tüfekçioğlu, aldıkları numuneler sonrası ağacın tam yaşını laboratuvarlar ortamında tespit edeceklerine dikkati çekerek, "Anıt ağaç olarak tescillenmesi için elimizdeki verilerle birlikte Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvuracağız. Ağacın tescil altına alınarak korunması çok önemli. Çünkü bunlar bizim için önemli genetik kaynak ve ekolojik değerler." ifadesini kullandı

 

Nazlı Çelikdemir 
Foto : Fatih Tüysüz

Artvin’de yaşayan ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tanısı konulan 46 yaşındaki Nazlı Çelikdemir, hastanedeki 13 günlük tedavisinin ardından kovid’i atlatıp zatürre ile mücadele etmeye başladı. Evinde gördüğü tedavi sonrası eski sağlına kavuşup plazma bağışında bulunmak istiyor.

Hastahene de çalışan eşinden koronavirüse yakalandığı anlaşılan Nazlı Çelikdemir, Rize Recep Tayyip Erdoğan hastenesinde eşi ile birlikte 13 gün tedavi gördükten sonra taburcu edildi. Artvin merkezde ikamet eden Çelikdemir, evde 14 gün karantinası süresince zatürre tedavisi devam etti. Son tahlillerinin iyiye gittiğini belirten Çelikdemir sağlığına kavuşunca plazma bağışında bulunmak istediğini söyledi.


Artvin Devlet Hastanesinde çalışan eşinden virüse yakalandığını düşünen Nazlı Çelikdemir yaşadığı o zor günleri TRT Haber mikrofonuna anlattı.

Nazlı Çelikdemir “ Eşim hastanede çalışıyor. Hastanenden geldiğinde çok hafif bir ateşi vardı ama ilk önce boğaz enfeksiyonu olarak düşündük biz. Cuma günüydü Pazar günü nöbete gittim ben çalışıyorum işçiyim. Hafif bir baş ağrısı ile başlayıp gittikçe şiddetlenen bir baş ağrısı ensemden sol tarafımdan iğneleyen, şimşekler çakan hiç ara vermeyen bir ağrı ile karşılaştım. Pazar günü acile gitmek zorunda kaldım. Acilde iğne yaptılar eve geldim. Pazartesi günü yine geçmediği için bu sefer nörolojiden sıra alarak doktora gittik yine eşimle beraber ama bu arada başımın ağrısı hiç geçmiyor. Buzlar koyuyoruz, ağrı kesiciler içiyorum ama hiçbir şekilde etkisini göstermiyor. Bunun akabinde mide bulantısı başladı. Biz eve geldim ama o gün sabaha kadar öğlene kadar yine hiç geçmeyen baş ağrısı bu sefer ben beyin kanaması mı geçiyorum o şüpheyle daha önce Rize’de bir beyin cerrahi doktorumuz vardı tanıdığımız ona mesaj attım oda hemen gelin dedi. Biz apar topar buradan kalktık. Araba da eşim iki tane kızım ve eniştemde var hep beraber gittik. Orada ki tomografim tahlilimde temiz çıktı. O akşam beni normal temiz bir oda da yatırdılar yani pandemi olmayan bir serviste yattım. Sabahında belimden bir sıvı alınacağını söyledi doktor ona göre başımın neden ağrıdığını bulmaya çalışacağız dedi. Ona gerek kalmadan eşimle bir Rize ye gittiğimiz gün hastanende çalışıyor hastanede de o zaman bir salgın var hastane çalışanlarına bir yerden bulaştı eşimde orda muhtemelen ona da bulaştı.

Sen pozitif çıkacağına eminsin eşinde pozitif hem kendine üzülüyorsun hem eşine üzülüyorsun bir anda farklı duygulara korkmaya başladım ve kızım yanımda. Yalvarıyorum o gün doktor beye ne olur kızımı bu odadan çıkarın hani ben zaten pozitifim en azından kızıma bulaşmasın. Aslında önce can diyoruz ama önce can değil önce etrafındakiler. Siz zaten hastasınız etrafınızdakileri kurtarmaya çalışıyorsunuz. Benden sürüntü aldılar kızımdan sürüntü alınacak konteynıra yolladılar ilk önce küçük bir cüzdanı var onu aldı sonra kapıya kadar gitti geri geldi. Anne ben bir daha geri gelmeye bilirmişim sırt çantasını aldı kapıyı kapattı tek başıma kaldım. Çok zordu…

Sonra pandemi servisine götürüldüm ve çok iyi tedavi olduğumu düşünüyorum. İki üç gün ümidi kestim. Kurtaramayacağımı düşündüm ama çok dua ettim dualara sarıldım. Bütün arayan eş dost dua ettiklerini yasin zinciri başlattıklarını söyleyince ben artık yavaş yavaş bu hastalığını yeneceğim yenenler içinde olacağım dedim ve kendi kendimi motive ettim. Gün geçtikçe daha iyileştim 12 günlük bir sürede kovit tedavisi bitti ama ciğerim zarar gördüğü için bu sefer zatürre tedavisi yaptılar bana. Hastanede bu süreci bitirdim arkasından evimize geldik eşimde tabi hastaneden çıktı bende çıktım ikimiz de 14 günlük karantina sürecine girdik. Bu arada çocuklarımda ayrı bir evde karantinada. Biz bu karantina sürecince balkona bile çıkmadık diyebilirim. Hızlı hızlı hava alıp yemek yiyip içeri giriyorduk ki aman üstte altta oturan olurda öksürürüz bir şey olurda onlara bulaştırırız çünkü süreci yaşadığımız için çok zor bir şey olduğunu gördük.

Hani bize gelmez diyorduk bizde diyorduk hiç bize gelmez diye eminim çoğu da böyle diyordur bize gelmez ama öyle düşünmesinler kesinlikle geliyor ve çok zor bir şey.

Ağrılardan daha çok psikolojik olarak yıpranıyorsun çünkü başka bir hastalık olsa tedavisi var diyorsun da ama bunun iki tane seçeneğin var önünde ya iyileşeceksin yada öleceksin. Ölmekten korkmuyorum aslında ölüm hepimize ama tek başına ölmekten korkmak gerekiyor ondan daha çok korktum.

Şimdi hala evdeyim evde kendimi izole ediyorum aslında karantinam bitti ama gene dikkat ediyorum çünkü benim bağışıklık sistemim çok düşük tekrar kapma riskim var. Artvin Devlet Hastanesinde ki doktorlar tedavimi yapıyorlar. Bu süreç bittikten sonra zatürre tedavisi bittikten sonra altında ne olduğunu araştıracaklar. Muhtemelen başka bir şey vardı ki ciğerim bu kadar zarar gördü.

İnsanlara vermek istediğim mesaj; kesinlikle şu maskeyi şimdi belki farkındasınız bende zorlanıyorum nefes almakta ama ben daha zorunu gördüm oksijen tüpüne bağlandım o yüzden maskede ki nefes almak daha kolay herkes maskesini taksın. Mümkün mertebe kimseyle görüşmeyelim birkaç ay görüşmesek ölmeyiz herhalde ama görüşürsek ölürüz.


14 gün karantinada kaldık ama ayrı odalarda kaldık eşimle sadece kapıdan bakıp selamlaşıyorsun onun haricinde en sevdiğin eşin ve çocuklarınla görüşemiyorsun. En çok üzen seni o oluyor. Her türlü yine tek başınasın. Gerçekten çocuklarınızdan uzaklaşmak istemiyorsanız eşinizden, sevdiklerinizden kendinize çok dikkat edin. Sadece kedinizi kollamayın şuan ben kendimi korumuyorum ben etrafımdakilerini korumak için bu davranış içerisindeyim. Çok zor şeyler lütfen izole edin kendinizi maskesiz çıkmayın ellerinizi sürekli yıkayın bundan başka yapacak hiç bir şeyimiz yok yani öyle görünüyor.

Bu süreçte önümüze düşüyor kovitle ilgili ihtiyacı olanlar plazma istiyorlar biz antikor oluşturduk diye düşünüyoruz. Çokta vermek istedim yine diyorum eşimi hatta Trabzon’dan aradılar almak istediler ama o ara süreç bitmediği için alamadılar. İkimiz de birilerine yardımcı olacaksak bu konuda seve seve yardım ederiz çünkü çok zor bir süreç bu süreci yaşadığımız için biliyoruz kimsenin de yaşamasını istemiyoruz.

Benim şuan zatürre olduğu için zatürre tedavisi devam ediyor aslında kullandığım bir ilaç yok sadece astım ilacı olarak verdiler nefes darlığı için sabah akşam çektiğim.

Onun dışında iyi bir beslenme, dinlenme ve yürüyüşle bu süreci atlatacağım ciğerim biraz daha düzelince oda bitecek ve tekrar işime sevdiklerimin arasında tabi maskeli olarak döneceğim inşallah.

Ben daha çok kuran okumaya gayret gösterdim. Kitap okudum. Televizyondan çok uzaktım. Zaten bilmiyorum bu süreçte ses beni rahatsız ediyordu ses istemiyordum. Eş dost hiç yanlınız bırakmadı aradılar mümkün mertebe onlarla konuşarak geçirdim.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Kimse demesin ki kesinlikle kovit bana uğramaz kovit bize gelmez diye hiç söylemesinler. Bunun nasıl nerden geldiğini bilmiyoruz. Dikkat etsinler. Yalnız ölmek istemiyorlarsa lütfen maskelerini taksınlar kendilerini mümkün mertebe temiz tutsunlar ve eş dostla mümkün mertebe görüşmesinler bir müddet. Sonra daha güzel olacak inşallah bu bitecek bütün Müslümanların dünyanın üstünden gidecek inşallah onu ümit ediyoruz. Tekrar eski hayatımıza döneceğiz diye bekliyorum.”

Haber / Fotoğraf - Video : Fatih Tüysüz 







 

Murgul Orman Yangını Kontrol Altında

Murgul İlçesi Damar Köyü Kireçtepe mevkiinde ulaşımın olmadığı, kokurdandık ve sarp arazide çıkan yangına yer ekipleriyle müdahale edilerek kontrol altına alındı.

14.10.2020 günü saat 10:00 da alınan yangın ihbarı sonrasında, Orman gülü ve çalılarla kaplı olması nedeniyle yangın yerine ulaşmanın güç olduğu alanda, Orman Bölge Müdürlüğü yangın ekipleri ve vatandaşların desteğiyle 14.10.2020 günü saat 10:20 de ilk müdahale yapılmış olup, alanın tamamı çevrilerek kontrol altına alınmıştır. Nemli murguyanıcı odun maddesi nedeniyle yoğun duman oluşan alanda tüm önlemler alınarak soğutma çalışmalarına gece ve gündüz aralıksız olarak devam edilmektedir. 

Yaklaşık 1,1 Ha.’lık bozuk orman alanında kısmen etkili olan örtü yangınında, soğutma çalışmaları sonrasında Anayasa’mızın 169’uncu maddesi gereği ağaçlandırma çalışması için hazırlıklar tamamlanmıştır. 

Artvin Orman Bölge Müdürlüğü



 


Artvin’de yaşayan Kenan ve Melice Gündüz çiftinin hayatı, Melice Gündüz’e konan kanser teşhisi sonrası değişti.

8 yıl süren ve başarıyla sonuçlanan tedavinin ardından Kenan Gündüz, emekliye ayrılarak hayatını eşinin sağlığına adadı. Doğaya zarar vermemek adına orman içerisinde atıl durumda ki kamyon kasasını eve dönüştüren Gündüz çifti, hem kansere karşı mücadelelerini sürdürüyor hem de doğayla iç içe olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Artvin Doğa Koruma ve Milli Parklar müdürlüğünde görev yaparken 2007 yılında eşine göğüs kanseri teşhisi konulan Kenan Gündüz’ün hayatı o günden sonra değişti.  Trabzon ve Rize de 8 yıl süren tedavinin yanı sıra doktorların stresli hayat yaşamaması tavsiyesine de uyarak yaylada ev yapıp şehir hayatından uzak kalmasını sağladı.



Çalıştığı kurumda günü dolduğu anada emekliye ayrılan Kenan Gündüz, tüm yaşamını eşine adadı. Kanser tedavisi devam ettiği sürede stresten uzak kalmak için yaylada ev yapmaya karar veren çift hem maliyetinin az olması hemde doğaya zarar vermemek adına atıl durumda ki kamyon kasalarını değerlendirmeye karar verdi.

Artvin’in Ardanuç ilçesi Ferhatlı köyü yaylasında orman içerisinde kamyon kasasından 40 metrekare 1+1 ev yaparak sakin bir hayat yaşamaya başladılar.

Yaylada yaşamaya başlayan Gündüz ailesi boş zamanlarını değerlendirerek yaban hayvanları için meyve ağaçları aşılamaya başladı. Orman içerisinde kiraz ve armut başta olmak üzere birçok meyve ağacı aşılayarak hayvanların da su içmeleri için  kürunlar  yerleştirdi.

Melice Gündüz, eşinin hastalığı sürecinde çocuk gibi baktığını stresten kurtararak sağlığına kavuşmasında yardımcı olduğunu söyledi.

Kenan Gündüz, doktorların eşinin hastalığı nedeniyle stresten uzak olmasını tavsiye ettiğini hatırlatarak "Bende ne yapabilirim diye düşünürken en güzel yer olarak burayı buldum. Sakin, sırtın ormana yaslı, havası güzel. Onun rahat etmesi için yaşaması için böyle bir şey düşündüm. Keresteden yapmış olsam ormana zarar vereceğim, ormana zarar vermemek için hurdacıdan kamyon kasası alarak evimizi kamyon kasasından yaptım. Hem daha ucuz hem de daha zararsız olacağını düşünüyorum. Eşimin yardımıyla birlikte ustalığını kendimiz yaptık. Malzemesini aldık hurdadan, şuradan buradan temin ederek böyle bir şey yaptık. Evimiz yaklaşık 40 metrekare, 2 metre yüksekliğinde yaptım. Altı otopark, odunluk. 1+1 evim var. İçi çok muntazam bir şekilde. Direklere fare çıkmasın diye saç çaktım. Onlara zarar vermeden kendimi korumak için. Doğada ki hayvanlara zarar vermeden yaşamaya çalışıyorum. Sabahtan uyandığımda doğanın içinde uyanıyorum. Camımı açıp doğayı inceliyorum temiz havayı alıyorum kahvaltımı yapıyorum daha sonra türlü işlemlerimi devam ettiriyorum" dedi.



EŞİM BANA ÇOCUK BAKAR GİBİ BAKTI

Eşinin kendisine hastalığı sürecinde çocuk gibi baktığını söyleyen Melice Gündüz (60) ise "Eşim, benim stresten kurtararak sağlığına kavuşmamda büyük rol oynadı. Allah razı olsun çocuk gibi baktı bana. Her dediğimi de yaptı. Stresten kurtardı beni. İyileştim Allahıma şükürler olsun. Temiz hava. Araba sesi yok. Güzel oturuyoruz akşama kadar. Canımız sıkılınca ormana doğru gidiyoruz geliyoruz. Beton evde durdukça stres oluyordum. Sağ olsun geldi burayı bunu yaptık, ondan sonra da ne stresim var ne de hastalığım var, çok iyiyim" ifadelerini kullandı.



Haber : Fatih Tüysüz / TRT Haber

 


BAŞKAN ELÇİN; İŞ MAKİNASI HİZMETE ALIM TÖRENİNDE ELEŞTİRİLERE CEVAP VERDİ

Artvin Belediye Başkanı  Demirhan Elçin, Halitpaşa Meydanında, belediye Öz kaynakları ile Belediye envanterine kazandırdığı 2 adet Beko Loder (Kazıcı-Yükleyici) iş makinesini gerçekleştirilen tören ile hizmete sundu.

Törene Belediye Başkanı Demirhan Elçin’in yanı sıra, CHP İl Başkanı Ahmet Biber, İYİ Parti İl Başkanı Kemalettin Akgök, CHP Merkez İlçe Başkanı Olgun Gümrükçü, , İYİ Parti Merkez İlçe Başkanı Yusuf ince, , partililer ve cok sayıda vatandaş katıldı.

Başkan Elçin törende yaptığı konuşmada, “Millet İtitfakını oluşturan Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti’nin,  kıymetli saygıdeğer il başkanları, ilçe başkanları, kadın kolları, gençlik kolları, kıymetli mensupları,  basınımızın güzide temsilcileri,  kendilerini mahçup etmemek için elimden geleni değil, daha fazlasını yapmaya çalıştığım, saygıdeğer hemşehrilerim, belediyemizin makine parkına katmış olduğumuz 2 adet beko loder iş makinemizin hizmete sunulması törenine hoş geldiniz safalar getirdiniz.

Devlet Malzeme Ofisi (DMO) dan, SANKO Holding’ in   üretmiş olduğu yerli malı, mst 642 plus  beko loderi  kdv hariç 475.193 TL.

mst 644 plus klas beko loderi kdv hariç 505.792 tl. olmak üzere toplamda 980,985,00 TL. ye peşin olarak satın aldık.

KDV tutarı olan 78.478,80 TL. bedel için teşvik belgesi aldığımız için ödemeyerek belediyemize daha fazla para ödemesinin önüne geçtik. teşvik belgesi çıkarmamızda yardımcı olan mst bölge müdürü ve çalışanlarına teşekkür ederim.

Bazı kesimler ve  medya kuruluşları niye yapılanları alınanları neden çekemez neden kıskanır onuda anlamakta güçlük çekiyorum.

Bu bekoloderlerin geldiği gün yani 14 gün önce korzulda yaptığım doğalgazla ilgili basın açıklamamdada söylediğim gibi; Hemşehrilerime yapılan her hizmete, hizmeti kimin yaptığına bakmaksızın teşekkür etmekten gocunmadığımı ve teşekkür ettiğimi beyan etmiştim” dedi.                                                                                                                   

-Başkan Elçin kendisini eleştirenlere de seslendi

 “Ancak; malum kesim ve kişiler yaptığımız hizmetler için, cesaret edip teşekkür etmeyi halen daha beceremediler, bundan sonra becerebileceklerini sanmadığım gibi ayrıca teşekkürde beklemiyorum ben işime bakıyorum onlarda baksınlar kendi işlerine.

Malum kesim ve kişilerede sormadan geçemeyeceğim. Kendi kendilerine bir sorsunlar, geçmişi hatırlasınlar; aynı bu meydanda teşhir edilen, orjinal sıfır 2 adet otobüsün teşhir edildiğindede bugün olduğu gibi rahatsız olmuşmuydunuz?

Sıfır yeni 2 otobüsün hizmete alınması ile ilgili 20.10.2017 tarihinde yapılan törende, o gün ey halkım hayırlı olsun, size herşey feda olsun diyenleri, elleriniz patlayıncaya kadar alkışlayıp, bravo, helal olsun, varol diye nara atıp böbürlendiğinizi hatırlatmak isterim, 

Nerede  o 2 otobüs, nereye gitti, kiralıkmıydı, emanetmiydi,  o   otobüsler kimindi,  ne oldu  o otobüslere, o gün ne büyük hizmet diye yazan çizenlere soruyorum,  o otobüsler kimindi, şimdi nerdeler,  nerden gelmişti, kim yollamıştı ?

-Bizim miydi, emane tmiydi, kiralıkm ıydı diye hiç sordunuzmu ?

Ben öğrenemedim siz biliyorsanız, bu halka siz açıklayın. bilmiyorsanız bir araştırın ve araştırma sonuçlarını halka bütün şeffaflığı ile açıklayında, bende sizin alnınızdan öpeyim. Ama bu beko loderler bizimdir bizim.

Ruhsatıda, nikahıda, kaydıda, kuyduda bizdedir.

O hizmetleri getirenleri yere göğe sığdıramıyordunuz.  o kişiler şimdi nerde, nerelerde, hangi denizde yüzüyorlar hiç sorguladınızmı ?

Ya da sorgulamaya cesaret edebildiniz mi ?  Ya da bundan sonra cesaret edebilecek misiniz ?

Siz benim hizmetlerimi takip edin, bende sizin cesaretinizi takip edip, test edeyim, sonucunuda hep birlikte  hemşehrilerimizlede sizde paylaşın bende paylaşayım.

-Hadi hodri meydan

Ben o zamanda burdaydım, bugünde burdayım, allah ömür verirse  yarında burda olacağım.

Sel gelir, su gider, ama kum kalır. Bunu kimse asla unutmasın  çok kıymetli hemşehrilerim diyeceksiniz ki, bu güzel muhteşem günde neden bunları söylüyorsun, biz kimin ne olup olmadığını iyi biliyoruz , bırak onlar kıskanmaya ve pişman olmaya devam etsinler.

Senin bizleri mahçup etmeyeceğine inanıyoruz dediğinizi gözlerinizden ve coşkunuzdan hissediyor ve anlıyorum.

Siz hiç merak etmeyin seçim öncesi söz verdiğim gibi, bana oy versin vermesin, tüm hemşehrilerime hiçbir ayırım yapmadan hizmet etmeye devam edeceğim.

Hizmetlerimle oy vermeyenlere keşke bizde oy verseydik dedirttereceğim. Ama o zamanda söylediğim gibi, beni destekleyip oy verenleri asla ve asla mahçup etmeyeceğim.

Malum kesim ve kişilerin yaptığı karalama kampanyalarına da, göz yummayarak, meydanın boş olmadığını, Artvin’i Artvinliyi siyaset için kimseye yem ettirmeyeceğimizide yüksek sesle söylemeliyiz diye düşünüyorum. Aynı malum kesim ve kişilere buradan birkez daha  sesleniyorum;

-Artvin Belediyesinin ve benim şeffaflığımla ilgili laf atma cesaretinde bulunuyorsunuz!

Beni iyi dinleyin, kulaklarınız tıkalı ise yıkatın, iyice duyun, benim ve belediyemizin şeffaflığı ile ilgili konuşmak,  söz etmek,  laf etmek, ne hakkınız nede haddinizdir.

Bu halk sizin içinizide, dışınızıda, hayallerinizide heveslerinizide, çok iyi biliyor ve bilmeyede devam edecektir.

Halkımızın unutabileceğine ihtimal verdiğimiz  zamandada, bizden korkun, bıkmadan usanmadan her yerde herzaman bizler sizlerin yaptıklarınızı ibret olsun diye halkımıza hatırlatmaya aralıksız devam edeceğiz.

-Bu bekoloderleri deminde söylediğim gibi dmo dan yaklaşık 1.000.000 tl. bedelle peşin para ödeyerek satın aldık

Belediye meclisinin 22.06.2020 tarihli toplantısında 2 adet iş makinesinin dmo dan satın alınması ve satın alma için bankalardan azami 84 ay , yani 7 yıl vadeli kredi kullanılması kararı alınmıştır.

7 yıl vade yetkisi almış olmamıza rağmen, biz 36 ay yani 3 yıl vadeli  1.100.000 tl.  kredi kullandık.

Aylık yaklaşık 40.000 tl taksitle toplamda 1.440.000 tl. ödeme yapacağız.

-Yani aldığımız kredinin borcunu sonraki döneme bırakmak gibi kurnazlık yapmadık

2023 yılının ağustos ayında da, borcumuzun tamamını ödemiş olacağız.

2024 yılından sonraya borç bıraksakta, bizden öncekilerin yaptığı gibi, bizden sonrası tufan demedik vede bundan sonrada demeyeceğiz.          

Bizim kendimize ve hemşehrilerimize inancımız tamdır, hiç bir kuşku ve endişemizde yoktur.

2024 yerel seçimlerindede hemşehrilerimizin desteğiyle, daha yüksek bir oy oranıyla, yeniden seçileceğimizden endişemiz olmadığından dolayı;

-Artvin Belediyesi’nin bugünüde bizim, yarınıda bizim olacak

Başkaları gibi, tilki kurnazlığı yapma ihtiyacımız bu güne kadar olmadı, bundan sonrada olmayacaktır.

Bizden öncekilerin yaptığı gibi ziraat bankasından 01.11.2016 tarihinde 3.000.000,00 tl. 2 yıl ödemesiz kredi çekip, ödemeleri seçim tarihinde başlat gelen ödesin demişler.

Yine aynı şekilde iller bankasından 2016-2017-2018 yıllarında 3.607.000,00 tl. kredi çekeceksiniz çektiğiniz bu kredi için ziraat bankasına 500.000,00 tl teminat mektubu komisyonu ödettireceksiniz. seçim tarihinde sonraya borç bırakma ihtiyacındada olmadık bundan sonradada olmayacağız.

Bu borçları kendi dönemlerinde ödemeyip sonraki döneme niye ertelediklerini merak etmeyin,

Bu borçları  niye sonraya bıraktıklarını, ben size söyleyeyim,

O dönemde belediyeyi idare edenler, birdaha belediyeyi kazanamayacaklarını anlamışlar, bizden sonrası tufan demişler.

Kendilerinin seçilemeyeceklerini bildikleri halde partilerini, taraftarlarını kandırmışlar, onlarada seçileceklerini  inandırmışlar ve türlü türlü vaadlerde bulunarak duygularını sömürmüşler.

Onlara inanmayıp ve hizmetlerini beğenmeyerek, belediyemize sahip çıkan sizler ve bizler şimdi buradayız.

Bizden biraz uzak duruyor gibi gözükselerde vaadlerle kandırılıp, duyguları sömürülenlerde hemen yanı başımızda, yani biz hemşehrilerimizle birlikte iyisi ile kötüsü ile birarada buradayız.

Ama o gün kendilerini alkışlatanlar, bugün ortalıkta yoklar,  bu durumuda siz değerli hemşehrilerimin taktirlerine bırakıyorum.

Son olarak şunu söylemek istiyorum, şaibeli bir ihale sonucu yaptırılan,  yürüyen merdivenlerin 1.000.000,00 tl. lik  bedelinden tek kuruş bile ödemeyip,

O borcu bize bırakanlar adına, sözcülük yapanlara, buradan sesleniyorum.

Onlar yapmışlar biz işletemiyormuşuz diye iddia ediyorsunuz.

Yürüyen merdivenler çalışırken fazla ses çıkardığı için arızasını tespit ettirdik, ve toplamda 170.000 tl ödedik.

Parçası yurt dışından geldiği için henüz gelmedi, en geç 10 gün içerisinde gelince sorunu çözmüş olacağız. sabote edilip edilmediğinide tespit edemiyoruz.

O zaman kamera diye monte ettirdikleri, kameraların sadece kaportası yani maketleri var. İçlerinde birşey yok.

Ya arkadaş, yukarda Allah var, 1.000.000,00 tl.ye yaptırdıkları yürüyen merdivenin 1 kuruşunu ödemeyip arkasına bakmadan gidenleri, seçim üzerinden 1.5 yıl geçmiş olmasına rağmen halen daha seçim kaybetmiş olma ruh hali içerisinde,  hırsılarınız yada birşeyler elde ederim diye,  destekliyormuş gibi görünmeye çalışmayın.

Kuldan korkmuyorsunuz anladıkda, allahtandamı korkmuyorsunuz.

Açtırmayın kutuyu söyletmeyin kötüyü.  Ayıptır, günahtır,yazıktır.

Biz hizmetlerimize devam edeceğiz, ömrümüz varsa,  yaklaşık 1 ay sonra kolorta virajından Şehit Dursun Acar Eski Halkevi Caddesi ve Yurttaş Saraç Caddesinin Elitpark kavşağına kadar kısmındaki yollarımızın,  altyapı, doğalgaz, kaldırım ve yollarını tamamen yenileyerek, Allahın izniyle sizlerle birlikte açılışını yapacağız.

Herkes kendi işine baksın,                                                                                                                    

Biz kendi şiarımız olan, derman  belediyeciliği hizmetlerimizi, daha iyi nasıl yapacağımızın çabası içerisindeyiz.

Hemşehrilerimizin hak ettikleri yaşam kalitesine ulaşmalarını sağlamak için  önümüze çıkan engelleri birer birer aşıyoruz ve aşmaya devam edeceğiz.

Belediye hizmetlerimizi yaparken, gecesini gündüzüne katan, mesai mefhumuna bakmadan, fedakarca çalışan emekçi işçi kardeşimden, Teknik personeline, amir ve müdürlerine kadar, tüm belediye çalışanı emekçi mesai arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyor, herbirinin yanaklarından öpüyorum.

Artvin herşeyin en iyisine layıktır,  artvin’e her şey feda olsun.

Saygıdeğer hemşehrilerim, sizler beni mahçup etmediniz,

Bende sizleri mahçup etmeyeceğim.

Törenimize katılım sağladığınız için, her birinize ayrı ayrı teşekkür eder, en derin saygılar sunarım. Sağ olun, varolun, daim olun.” İfadelerini kullandı.

Tören, kesilen kurbanın ardından iş makinelerinin Artvin Belediyes Saha Amirliğine uğurlanması ile sona erdi.

 

 


Artvin'de orman zararlılarına karşı yürütülen biyolojik mücadelede kullanılmak üzere üretilen 62 bin 500 avcı böcek doğaya bırakıldı.

Artvin Orman Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, bilim insanlarınca "dumansız yangın" diye nitelenen ve ormanlara yangınlardan en az 5 kat daha fazla zarar veren kabuk böceklerine karşı biyolojik mücadelenin sürdüğü belirtildi.

Ladin ormanlarına zarar veren Dev Kabuk Böceği ve Sekiz Dişli Kabuk Böceğine karşı biyolojik mücadele kapsamında, laboratuvar şartlarında üretilen avcı böceklerinin ergin ve larvalarının kabuk böceklerinin zarar verdiği sahalara bırakıldığı vurgulandı.


Mücadele kapsamında Artvin Orman Bölge Müdürlüğü laboratuvarında üretilen avcı böceklerden 11 bininin Giresun, 10 bininin Erzurum, 36 bin 500'ünün ise Artvin Orman Bölge Müdürlüğü sınırları içerisinde dev kabuk böceğinin zarar yaptığı sahalara bırakıldığı kaydedildi.

Ayrıca, üretilen 5 bin avcı böceğinin ergin ve larvalarının da dev kabuk böceğinin yuvaları ile sekiz dişli kabuk böceğinin zarar yaptığı ağaçlara bırakıldığı aktarıldı.



İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.